DUYGULARINIZI HAPSETMEYİN!

Her birimiz gündeme bağlı olarak derin bir üzüntü içerisindeyiz. İçimiz yanıyor, çaresiz, öfkeli, ağlamaklı, inişli çıkışlı bir ruh halinde hissediyoruz… Bir yandan gerçekten üzerine konuşuyor olması en zor konulardan biri ne söylesek ne hissetsek az kalacak sanki… Bir yandan da belki her zamankinden çok benzer hisleri paylaştığımızı, yalnız olmadığımızı hatırlamamız gereken bir süreç geçiriyoruz. Kaybettiğimiz, kaybetmeye devam ettiğimiz tüm canlılar için acımız o kadar büyük ki, bir nevi yas dönemi yaşıyoruz aslında. Güvenliğimiz için, bundan sonrası için kaygılıyız, zaman zaman umutsuzluğa kapılıyoruz… 

Editör: Klnk. Psk. Naz Töz

Travmatik olarak tanımlayabileceğimiz tüm bu olanlara doğrudan maruz kalmasak bile sosyal medya, haberler aracılığıyla her birimiz bir şekilde şahit oluyoruz. Kendinize dönüp baktığınızda bedensel ve duygusal tepkiler verdiğinizi fark etmiş olabilirsiniz. 

Yoğun olarak şaşkınlık, korku, öfke, üzüntü, kaygı gibi duygularla bir aradayız. Belki bir yanımız da hayatımıza devam ettiğimiz için suçlu, elimizden bir şey gelmediği için yoğun bir çaresizlikle bir arada… Duygu yüklü paylaşımlar görüyoruz, her birimizde yansımaları çok farklı oluyor, her birimizde içsel olarak farklı yerlere çarpıyor. 

Zaman geçtikçe duygularımızın da yoğunluğu azalacaktır ama bu süreçte neler yapıyor olmak size biraz olsun iyi gelebilir?

-Nasıl hissettiğinizin adını koymaya çalışın, sevdiklerinizle paylaşın. Güvendiğiniz yakınlarınızla bir arada olmak, paylaşımda bulunmak, kendi duygularınızı, düşüncelerinizi açmak, sevdiklerinize destek olduğunuzu bilmek size iyi gelecektir. 

-Kendi ruh sağlığınızı da koruyor olmak adına özbakımınıza gerekli özeni gösterin. uyku, beslenme rutinlerinizi mümkün olduğunca devam ettirmeye çalışın. 

-Size ne iyi geliyorsa kendinize zaman yaratıp içsel olarak o yere odaklanmayı deneyebilirsiniz; örneğin normalde kendinizi iyi hissetmediğinizde mumlarınızı yakıp, kendinizle bir arada kalıyorsanız veya meditasyon yapıyorsanız yine deneyebilirsiniz. İçinde bulunduğumuz durumu, zor olayları değiştiremeyiz belki ama kendimizi yatıştırmak hala bizim elimizde.

-Travmatik ve zor olaylara bağlı bedenimiz de etkilendiği için ılık banyo, masaj, gibi bedeninizi rahatlatıcı aktivelerde bulunabilirsiniz. Bedensel hislerinizin farkında olun, bedeninizi de dinleyin.

– Sosyal medya kullanımını, özellikle de hassas içerikleri, sınırlandırmayı deneyebilirsiniz. Sadece güvendiğiniz kaynakları, günün belli saatlerinde takip edebilirsiniz. Unutmayın sosyal medyadaki bilgi kirliliği sizi daha da kaygılandırabilir. 

-Güvenilir kaynaklardan doğal afetlerle ilgili genel bilgiler edinmeyi deneyebilirsiniz. Örneğin bir yangın durumu esnasında neler yapılabileceğini, çevrenize nasıl yardım edebileceğinizi öğrenerek olası bir risk durumuna karşı hazırlık yapmak kaygınıza iyi gelecektir. 

-Belki de en önemlisi, içinde bulunduğumuz süreçte olağan dışı bir duruma normal tepki verdiğinizi kendinize hatırlatın. 

Unutmayın her birimizin bu süreci, acımızı nasıl yaşamayı seçtiğimiz de bize özgü… Hepimize tekrardan geçmiş olsun… 

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir