EVDE ERGEN VAR!

Ergenlik dönemi hem çocuklar hem de aileleri için zorlayıcı olabiliyor. Ergenlikte çocuğumuz  bedensel, duygusal ve sosyal olarak farklı bir sürece girdiği için bize gerçekten büyük iş düşüyor.

Yazar, Uzm. Psikolog Ece Bozdağ

Çocukluktan çıkıp yetişkinliğe doğru ilerlerken aradaki bol çalkantılı dönem: ergenlik! 

Fizyolojik değişimlere ergenlikte ek olarak psikolojik değişim ve dönüşümler de ekleniyor. Burası kimlik kazanma savaşının olduğu, birey olma yolunda adımların atıldığı, ne istemediğini bildiği, ne istediğini anlamaya çalıştığı bir yer. Bu döneme kadar anne-baba herşey demekken, artık arkadaşların ve sosyal çevrenin ön plana çıktığı, bu yüzden de aile ile paylaşımın azalıp iletişimin etkinliğinin düşmesi ergenliğin fıtratında var.

Ergenlik döneminde daha etkili bir iletişim için 7 öneri

  • Nutuk çekmeyin

Ebeveynler ile ergenlerin ilişkisini en çok kesintiye uğratanların başında ebeveynlerin öğreti verme çabası geliyor. “Ben bu yaşlardayken…” , “Ben böyle bir şey yaptığımda benim annem….” gibi cümleler ergenler ile etkili bir iletişim sağlamıyor tam tersi bir etkiye sebep oluyor. Bunun yerine çocuğunuzla doğrudan ‘ben’ diliyle ne hissettiğinizi söylemeyi tercih edin.

  • Kendiniz olun

Ergenlerle iletişim kurarken olduğumuzdan daha genç, dinamik ve enerjikmiş gibi gözükmeye çalışmamıza gerek yoktur. Bunu yaptığımız vakit gençler buradaki sahteliği anlıyor ve iletişimin kalitesini düşürüyor. Bu yapay dinamizm gençlere itici geliyor. Nasıl ki çok katı bir otoritenin gençlere ulaşmada başarısız olduğunu biliriz, aslında her iki uçta da benzer bir durum söz konusu. Sadece kendimiz olmak, kendi halimizle onları anlamaya çalıştığımızı göstermek çocuğumuzla ilişkimize yapacağımız gerçek bir yatırım.

  • O konuşsun siz dinleyin

Bazen genç çocuğumuzla yaşadığımız problemler hakkında konuşurken o kadar fazla soru soruyoruz ki, ard arda sıraladığımız sorulara birer cevap alabilecek kadar bile dinlemiyor oluyoruz. Bu suçlayıcı dil bir monolog halinde ilerleyebiliyor ve çocuk kendini ifade edebilme alanı bulamıyor. Bu durum az konuşan bir ergeni hiç konuşmayan bir ergene dahi dönüştürebilir. Karşımızdaki çocuğumuz bir ergen de olsa, yetişkin kişinin biz olduğunu hatırlamakta fayda var.

  • Konuşmasını teşvik eden sorular sorun

“Sen neden bu kadar tembelsin? Bak yine okuldan aradılar.” Tonlamasında bir diyalog başladığında çocuk kendini defansta bulacak veya genellikle iletişimi iyiden iyiye koparma yoluna gidecektir. Ergenlerle daha iyi bir iletişim için “Bu konu hakkında ne düşündüğünü merak ediyorum. Sence bunun sebebi nedir?” gibi cümleler konuşmaya daha çok teşvik edecek ve çocuk kendine ifade alanı bulmuş hissedecektir.

  • Doğruya doğru

Hiçbir zaman kırmızı çizgilerden ödün vermeyin. Kasıtlı bir şekilde yalan söylendiğini fark ettiğiniz zaman, bunun adının yalan olduğunu kararlı bir şekilde belirtmek daha faydalı. “Yanlışlıkla, istenmeden, farkında olmadan söylenen talihsiz sözler” gibi kılıflar bulmayın. Pozitif disiplin uygularken hem kararlı hem şefkatli olmak bütün meseledir. Çocuğumuzla ilişkimizi geliştirmek adına siyaha beyaz, eğriye doğru demek bize gerçekçi bir sonuç getirmez.

  • Saygı duyun

Saygı tüm ilişkilerde en temel gerekliliktir elbet ama söz konusu ergenlik olduğunda iki kere düşünmek gerek. Aradaki yaş farkı arttıkça, çocukluktan ergenliğe geçildikçe ebeveyn çocuk arasında bir uzaklaşma olması normaldir. Yetişkin taraflarımıza çok anlamsız, küçük gelen şeyler genç çocuk için çok büyük anlamlar taşıyabilir. Arkadaşıyla yaşadığı ufak bir tartışma, değer verdiği özel bir eşyasının kaybolması vb. durumlarda öncelikle olan olayın veya durumun ne kadar önemli olduğunu anladığını belirtin. Onu anladığınızı bilmesi sizinle yakınlaşması ve daha etkili bir iletişim için oldukça önemlidir.

  • Önce yeteneklerini onurlandırın

Herkesin olduğu gibi genç çocuklarında hem pozitif hem negatif yönleri vardır. Gençlerle iletişimde, özellikle de disiplin anlarında negatif durum ve olaylardan başlamadan önce onun şahsına yönelik pozitif özelliklerini vurgulamak çok kıymetlidir. Bu sayede olumlu özelliklerinin de görülüp duyulduğunu bilen çocuk işbirliğine de daha açık hale gelecektir. Sonrasında ise öğretmek istediğimiz doğru / yanlışı olabildiğince kısa, öz ve net bir tavırla belirtmek daha etkili bir yoldur.

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir