UZMANINA SORDUK!

‘Doktor önerilmez derler, ama gelin görün ki bazılarını önermeden olmuyor zira güveniyor ve beğeniyor, uyguladıkları, söyledikleri hep başarılı olunca da herkes faydalansın istiyorsunuz. Dermatoloji Uzmanı Dr.  Betül Şengör işte bu isimlerden biri, boyun botox’unu, jawline dolgusunu ve yüz gençleştirmede en etkili yöntemleri konuştuk biraz…

Editör: Gözde Atakoğlu 

1.  Son dönemde çok popüler olan ‘jawline’ yani daha belirgin çene hatları uygulaması için neler diyeceksiniz?

Dolgular ile çene bölgesinde yani “jawline” ya da çene uzatma şeklinde yapılan uygulamalarda çok ama çok dikkat edilmesi gereken enjektör sayısının ilk seansta ve tek seferde çok olmasıdır. Zira yüksek doz uygulamalarda yüzün alt tarafı hareketsizleşerek mimikler zorlaşarak donuk ya da sahte bir ifade olmasına neden olabilir. Konuşma, gülme gibi esnekliğe ihtiyacı olan mimik kasları üzerine konan ağırlıkla hareketsizleşerek ifadeyi etkilememelidir. Çene ucu dolgularına gelince, küçük bir dokunuş bile muhteşem etkiler yapabilir ve ben de severek uyguluyorum. Ancak burada da yüksek doz kişinin yüzünün anatomik oranını bozarak göze ilk bakışta büyük ve geniş “çene” görüntüsü verebilir ki kadınlara hiç yakışmıyor, çenenin büyüğü erkek anatomisine uygundur.

 Yaşla birlikte cildin kontüründe aşağıya sarkma başlıyor, son dönem sıkça duyduğumuz çene hattı dolguları ise bu bölgeyi kuvvetlendirerek cildi taşıyor, kontürün net ve belirgin olmasına yardımcı oluyor. 

 Yaşla birlikte cildin kontüründe aşağıya sarkma başlıyor, son dönem sıkça duyduğumuz çene hattı dolguları ise bu bölgeyi kuvvetlendirerek cildi taşıyor, kontürün net ve belirgin olmasına yardımcı oluyor. 

2. “Yüz sarkıtan kas” olarak adlandırdığınız depressor anguli oris için uyguladığınız özel Botox tedavilerinden ve boyun bölgesini gençleştirmede etkili Platysma Botox uygulamasından da söz eder misiniz biraz?

Adı üstünde deprese eden kas! Bizi endişeli veya düşünceli ya da üzgün gösteren bu kas, yüzü yer çekimine adeta destek olurcasına aşağıya çekmektedir. Alt yüz yüzün en zor tedavi edilen bölgesidir; boyun ile ilişkilidir. Kulak memesinin önünden çene ucuna olan hattı yani “jawline” alanını da aşağı sarkıtan platisma kası bazı mimiklerle veya aşırı mekik çekme gibi sportif aktivitelerle daha da etkin bir şekilde yüzü aşağıya çeker. Bu kas çok ince deriye adeta yapışık gibi ve boyun ile baş arasında yele gibi uzanan cilt kasıdır, başımızı dik tutan kaslar gibi kalın ve etkin de değildir. İyi ki ince ve cilt ile ilişkili bir kastır ki botox tedavisi ile ciltte kırışıklıklarda belirgin düzelme sağlayabiliyoruz. Şahsen kadın dermatolog olarak bu potansiyeli yani boyunda sarkma belirtilerini gördüğüm zaman otuzlu yaşlarda da hemen ‘platisma botox’u’ yapmayı tavsiye ediyorum. Herkes boyun yaşlanmasının geç başladığını düşünür ancak yer çekimiyle beraber bu kas her daim aktiftir ve alt yüz ve boyun cildi sarktığı zaman tek başına botox tedavisi yeterli olmayabilir.

3. Yüz gençleştirme yöntemlerinden en etkilisi hangisi sizce?

Bence ScarletS altın iğneli radyofrekans çok etkili. İğneli radyofrekans cihazının amacı ciltte travma yaratmaktır ancak bu travma kontrollü olmalıdır. ScarletS  radyofrekans cihazı, altın iğne uçları ile sadece ciltte istediğimiz derinliğe kadar enerji gönderebilme, yani çevre dokulara zarar vermiyor. Enerjisi ve derinliği cildin ihtiyacına göre ayarlanmış bir (kontrollü) travma etkisi yaratıldığında, sanki ciltte bir yara yaratılmış izlenimi ile tüm hücrelerin onarım ve tedavi mekanizması tetiklenebilmektedir. Bu yöntemle cilt kandırılarak iyileşme, dolayısıyla hücresel canlanma ve üretme tetiklenmiş olmaktadır. Diğer radyofrekans uygulamalarında ise kontrol mekanizması değişken olabiliyor; gereğinden çok ısınan iğne uçları cildi fazla ısıtarak dokuda gereksiz ve onarımı daha zorlayan bir durum yaratabiliyor. Burada ScarletS ile önemli olan cildi üretim için teşvik etmek bir nevi kandırmaktır. Sonucunda kişinin kendi kollajen, hyaluranik asit üretimini arttırmakla en sağlıklı kollajene ulaşabiliyoruz. 

4. ScarletS başka tedavilerle kombine mi yapılıyor?

ScarletS uygulamasını, kombine ettiğimiz diğer teknikler sayesinde daha da geliştirdik. Benim tercihim iki tüp PRP ile kombine etmektir. Yüz ve boyun cildinin bir yarısına uygulama yaptıktan hemen sonra o tarafa PRP, uygun vitamin, antioksidan ya da hyaluronik asit, amino asit komplekslerini birlikte uygulamak oluyor.  Kısa süreli oklüzyon (maskeleme) ile bitirip aynı işlemleri sırasıyla diğer yüzün diğer yarısına da uyguluyoruz. Sonuçlar 2 hafta içinde ortaya çıkabiliyor ancak en iyi etkiyi 2-4 ay içinde görüyoruz. ScarletS tedavisi ile kombine ettiğimiz diğer uygulamalar sayesinde seans sayılarını düşürebildik. Ayda bir 2 seans sonrasında 3-4 ay ara verdikten sonra bir seans daha yapmak sonucu daha kalıcı hale getirebiliyor.

5. Hastalarınız bugünlerde başlıca hangi sorunlarla size başvuruyor? Pandemi döneminde maske kullanımından kaynaklanan akne, yeni adıyla maskne sorunu ile kliniğinize gelenlere ne tür cilt bakımı tedavileri öneriyorsunuz? 

Maske kullanmak, aslında cilde “oklüzyon” tedavisi dediğimiz olumlu bir destek olarak, kullanılan kremlerin penetrasyonunu (emilimini) dolayısıyla etkinliğini arttıran bir tedavi etkisi yapıyor. Bundan faydalanmak gerek bence; örneğin yüzümüze uygun ve etkisinden faydalanacağımız serumu sürerek daha yararlı hale getirmek gibi. Maske kullanmak zorunda olduğumuz şu günlerde üst üste ürün sürmemek gerekir. Örneğin belki de serum üzerine nemlendirici sürmemek veya tek bir ürün sürmek dolayısıyla ondan maksimum faydalanmak da mümkün. Maskenin olumsuz etkisi ise ilk sıralarda isilik tarzında döküntü, daha sonra yağlı cilt ve akne tarzı sivilcelerdir. Bu üç durum iç içe geçmiş ve birbirini tetikliyor durumunda adeta. Bazen ise kaşıntı, kızarıklık şeklinde alerjik reaksiyonlar da görebiliyoruz. Her durumda önerim maskenin altına, cilde temas eden kısma temiz, ütülenmiş (akar, alerjen vs. için) bir bez kullanmaları. Ayrıca fırsat olursa gün içinde duru su ile yıkayıp, taze hava almaları ve maske ve maske altına koydukları penyeyi değiştirmeleri. Akne ise daha dirençli bir durumdur. Yıkama yeterli olmaz ise maske altına günde iki kez antibakteriyel krem kullanılabilir. Sakinleştirici etkili alkolsüz tonik veya hafif sulandırılmış gül suyu ile silinebilir. Akne ve yağlı cilt problemi olanlar nemlendirici kremi yoğun olarak sürmeyebilir, bazen de hiç sürmeyebilir. Akşamları daha bol yıkayabilir. Güneş koruyucu kremi ise yoğun bir şekilde maske altına sürmemek gerekir, maskenin dışında kalan yerlere sürülebilir. Tabi ki maske ile güneşlenmek veya güneşte dolaşmak yapılmaması gerekenlerden. Maske ile yaşamaya biraz daha zahmetli de olsa devam edeceğiz.

6. Önümüzdeki günlerde estetik dünyasında ne gibi yenilikler ve teknolojiler göreceğiz sizce ?

En yeni olan yaklaşımlar enzim tedavileri ve protein yapıyı iyileştiren gıda takviyeleri (kollajen). Enzim, bir proteindir aslında. Vücuttaki tüm üretim ve atık atılım yollarında etkin olan bir proteindir. Tüm yaşamsal, işlevsel fonksiyonlar enzimler sayesinde olmaktadır. Örneğin kollajen proteini, kollajenaz enzimi ile yıkılır, lipidler lipaz ile yıkılır; ya da tirozinaz enzimi pigment üretimini arttırır. Bütün enzimler vitamin ve minerallere ihtiyaç duyarlar. Örneğin benim çok önem verdiğim folik asit bir B vitaminidir ve çok önemlidir. DNA onarımı sırasında görevli bir vitamindir. Özellikle mitokondrilerde yaşa bağlı olarak DNA hasarları artar ve yaşlanmanın sebebi olarak da mitokondrilerdeki DNA’nın oksidatif hasara uğraması en önemli yaşlanma sebebi olarak bilinmektedir. Bu nedenle DNA onarımı çok önemlidir. Zira kollajen yapımı için de tabii ki DNA’nın sağlam olması gerekir. Kaliteli üretim kaliteli ve korunmuş DNA’ya bağlıdır. Gelecek biyokimya ve nanoteknolojide. Vakit bulursam bu konuda tekrar üniversite okuyabilirim…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir