GÜNEŞLENMEDEN DE OLUR!

Dolabınızdaki eteklere, şortlara bir de eve kapanmaktan iyice beti benzi atmış kollarınıza, bacaklarınıza bakıp kara kara düşünmeyi bırakın. Bu ay sizin yüzünüzü güldürmeye geldim, üstelik saatlerce güneşin altında pişmeden…

Editör: Begüm Güzel Güngör

Her ne kadar sosyal medyada “sağlıklı bronzlaşma” tavsiyelerine, temelde yüzü koruyup vücudu güneşe vermeye, bronzluk artırıcı ürünler kullanmaya dayalı stratejilere rastlasak da üzgünüm ama güneş eşliğinde sağlıklı bir bronzlaşma formülü yok ne yazık ki. 

Güneş kaynaklı yaşadığımız bronzluk bize, kara kaplı UV hasarı defterine yeni kayıtlar eklediğimizi, DNA’mızın hasar gördüğünü ve ileride leke problemine bir davetiye daha çıkardığımızı gösteriyor yalnızca.

Güzel haber: saatlerce güneşin altında yatıp mayo izlerinden kaçınmaya çalışmadan ve sağlığımızdan ödün vermeden bronzlaşmanın bir yolu var! Güneşsiz bronzlaştırıcı etkili “self-tanning” ürünleri. 

Bu kategorideki ürünler yeni değil, yıllardır piyasada olan ürünler var ama kullanımları çoğunlukla problemli olur, ya kıyafetlere bulaşır ya da eşit dağılmayıp ciltte yama gibi görünürlerdi. Son zamanlarda bu sektör adeta bir devrim geçirdi ve bronzlaştırıcı ürünler beraberlerinde ekstra faydalarla piyasaya girdi. Üstelik bu ürünlerle yıl boyunca bronz tonunuzu korumak mümkün; güneşin peşinden tropik tatillerle gidemedim diye üzülmeye de son!

NASIL ÇALIŞIYOR?

Bu ürünlerin içerisinde çoğunlukla DHA yani dihidroksiaseton adı verilen (gliseron olarak da bilinir), bitkisel kaynaklı bir şeker bulunur. Genelde şeker kamışı ya da pancardan elde edilen DHA, derimizin en dışındaki epidermisin ölü deri hücreleriyle etkileşime girerek cildi bir anlamda renklendirir. 1973 yılında FDA tarafından kozmetik ürünlerde renk artırıcı olarak kullanılmasına izin verilmiştir ve halen ABD’de tek FDA onaylı bronzlaştırıcı içeriktir.

DHA, derimizin en dışındaki, keratin taşıyan “stratum corneum” tabakası hücreleriyle tepkimeye girer ve derimize rengini veren “melanin” pigmentine kimyasal olarak benzeyen (ama biyolojik olarak aynısı olmayan) “melanoidin” adı verilen, kahve-siyah renkli bileşimi meydana getirir. 

Topikal olarak uyguladığımızda DHA sadece stratum corneum tabakasında çalışır. Düşününce bu tabakanın olmadığı  burun, ağız içi gibi bölgelerde etki göstermemesi ve daha kalın bir stratum corneum tabakasına sahip olan avuç içleri, ayak tabanları ya da dirsek ve dizler gibi bölgelerde daha koyu renk vermesi, bunun göstergesidir.

Genellikle güneşsiz bronzlaştırıcılarda %3-5 arasında DHA bulunur. Bu ürünlerde güneş filtresi olmadığında SPF içermez ve güneşten korumazlar. Bu yüzden bu ürünleri kullanırken mutlaka beraberinde güneş koruyucusu kullanmamız gerekiyor. 

Ürünü uyguladıktan sonra 1 saat içinde renk değişimini görmeye başlayabiliriz, 8-24 saat arasında da en koyu renk seviyesine ulaşılır. DHA sadece dıştaki ölü hücrelerinde etki gösterdiği ve derimiz her gece bu ölü hücrelerini dökerek yenilendiği için ortalama 5-7 günde edinilen bronzluk kaybolur. 

Yüzümüzdeki hücre döngüsü daha hızlı olduğundan ve cilt bakımımızda bunu hızlandıracak aktiflerden de yararlanıyorsak, bronzluk 2-3 günde açılmaya başlayacaktır.

DHA’e kimyasal olarak oldukça benzeyen ve ona benzer şekilde çalışan başka bir madde de “eritruloz”. Yüksek konsantrasyonlarda daha iyi bronzlaştırıcı özellikleri olmasına rağmen çok yaygın kullanılmaz. Kullanan bazı markalar DHA’i zararlı gibi gösterip bu maddeyi ona alternatif olarak yansıtsa da etkileri ciltte benzerdir. Bunun haricinde başka maddeler de var ama bunlar henüz test ya da patent aşamasında.

GÜVENLİ Mİ?

DHA’in UV ışınlarına maruz kaldığımızda ortaya çıkan “serbest radikallerin” artmasına sebep olduğu, bu nedenle cildi yaşlandırdığına dair bir algı oluşmuş durumda. Ancak bu yargının oluşmasına kaynak, 2007 tarihli bir çalışma. Bu çalışmada %20 oranında DHA uygulanan ve akabinde güneşe maruz kalan bir ciltte serbest radikal seviyesinin %180 arttığı belirtiliyor.

Daha önce söylediğim gibi self tanning ürünlerde genelde %3-5 oranında DHA kullanılıyor ve formülasyona antioksidanlar eklendiğinde serbest radikallerin cilde vereceği hasar önlenebiliyor. Diğer yandan başka bir çalışma da, bronzlaştırıcı ürün kullandıktan sonra geniş spektrumlu bir güneş koruyucusu uygulandığında bu serbest radikal artışının ortadan kaldırılabildiği şeklinde.

Kısacası, bileşiminde antioksidanlarla desteklenmiş olan bir bronzlaştırıcı ürün kullanır ve güneş koruyucunuzu da ihmal etmezseniz ortada bir sorun kalmıyor. Üniversite öğrencileriyle bir ay süresiyle yapılmış başka bir çalışma da güneşlenme eğilimini düşürürken güneş koruyucusu kullanma eğilimini artırdığı da gözlenmiş; yani dolaylı faydaları da var diyebiliriz.

GELELİM ÖNERİLERİME;

2000’li yılların başında popüler olan bronzlaştırıcı ürünlerde birçok problem vardı. Son 10 yıl içinde, gerek kendi cilt bakım ürünlerinin içine karıştırarak gerekse  kademeli şekilde artırabildiğiniz bronzluk  sağlayan ürünler geliştirildi ve birçok marka bu alana, farklı vaatler ve farklı hedeflerle girdi. Hadi dünya genelinde en çok öne çıkanlara birlikte bakalım:

Tan-Luxe

2015 yılında Marc Elrick öncülüğünde kurulan marka, Elrick’in eşiyle birlikte işlettiği kuaför salonunda müşterilerinin bronzlaştırıcı ürünlerden ne kadar mutsuz olduğunu duyup aklında beliren fikre dayanıyor: ‘Neden cilt makyajını ten rengimize göre seçebiliyoruz da bronzlaştırıcı ürünleri seçemiyoruz?’

 Beş yıl boyunca laboratuarda istedikleri sonucu elde edebilmek için çalışıp cilt bakımıyla bronzlaştırıcıyı bir araya getirerek konseptlerini yaratıyorlar. İlk ürün nemlendirici etkileri de olan sprey formundaki bronzlaştırıcı Tan-Luxe The Water. Hem yenileme yapmak için hem de makyaj sabitlemek için de kullanılabiliyor. 

Isle of Paradise

2018 yılında, uzun süre Hollywood ve LA’de ünlülerle çalışmış olan Jules Von Hep tarafından kurulan marka, bronzlaştırıcı ürünlerle renk düzeltici, eşitleyici makyaj uygulamasını da bünyesinde buluşturuyor. 

Cildi sakinleştiren, kızarıklıkları yatıştıran ve sarı alt tonları dengeleyen teknolojisiyle ve sosyal medyadaki body positivity (vücut olumlama) kampanyasıyla öne çıktı ve 2020’de TikTok’la adeta patlama yaptı. Açık, orta ve koyu renk bronzluk sağlayan Self-Tanning Drops, Day Dew ve vücut için yoğun nemlendirme sağlayan Self-Tanning Butter en ünlü ürünleri.

James Read

Yine sektörün içinden gelen ve ünlülerin cildini bronzlaştırmak için uzun yıllar çalışmış olan James Read markasını 2012 yılında kurdu. Ürünlerinde, patentini aldığı ve son derece doğal bir bronzluk görünümü sağlayan “Tantone Technology” kullanıyor. En ünlü ürünü gece boyunca ciltte çalışan Sleep Mask Tan.

Evolve 

Evolve Beauty Sunless Glow Body Lotion oldukça farklı bir ürün. Hem içeriğinde içeriğindeki glikolik asitle ciltteki ölü derilerden arındırıyor hem de cildi bronzlaştırıyor. 

“Wash-off” bronzlaştırıcılar

Özel durumlarda, önceden kademe kademe bronzluk seviyenizi artırma şansınız yoksa ve hemen daha bronz görünmek istiyorsanız, yıkadığınızda ciltten arınan “wash-off” bronzlaştırıcılar kullanabilirsiniz.

KUTU 2

Güneşsiz bronzlaşmanın püf noktaları…

1. Her zaman uygulama öncesi hem yüzünüzü hem vücudunuzu ölü deri tabakasından arındırdığınıza emin olun.

2. Elinizle uygulayacaksanız ellerinizin kuru olmamasına dikkat edin ve uygulamadan hemen sonra elinizi yıkayın.

3. Avuç içleri, dirsekler, dizler, bilekler ve ayak tabanlarında stratum corneum tabakası daha kalın olduğu için bu bölgelere bronzlaştırıcı temas ettiğinde cildin geri kalanından daha koyu bir renk oluşabilir. Bilek, diz, dirsek bölgelerine hafif uygulama yaptığınızdan emin olun.

4. Ürünlerin üzerinde renk derecesi varsa ulaşmak istediğiniz tona değil, cilt tonunuza göre ürünü seçin.

5. Yavaş ve kademeli şekilde ilerleyin.

6. Hem vücut hem yüz uygulaması yapacaksanız önce bacaklardan başlayın, kollar, gövde ve en son yüze geçin.

7. Vücutta hücre döngüsü daha yavaş olduğundan 5-7 gün civarında bronzluk kalabilir, uygulamayı hafta 1 ya da 2 defa tekrarlamak genelde yeterli olur. Yüzde ise isteğe bağlı gün aşırı ya da 2-3 günde bir tekrarlamak gerekiyor.

8. Vücudunuz nemsizse çoğu bronzlaştırıcı ürün vücut losyonunun üzerinde iyi sonuç vermez, bu nedenle aynı zamanda yoğun nemlendirme sağlayan ürünlere yönelin.

Kaynaklar:

Salvador, A. ve Chisvert, A., Analysis of Cosmetic Products, Elsevier Science, 2018

Farris, P.K., Cosmeceuticals and Cosmetic Practice, Wiley, 2014.

Jung, K., Seifert, M. et al., “UV-generated free radicals (FR) in skin: Their prevention by sunscreens and their induction by self-tanning agents”, Spectrochimica Acta Part A 69, 2008.

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir