İstanbul’un En Güzel Hamamı: Hürrem Sultan

Ben öyle çok hamam sevdalısı biri değilimdir, zaten şu ana kadar hamam tecrübelerim genelde otel spa’ları içerisinde bulunan butik kurnalardan ibaretti. Taa ki o yağmurlu istanbul sabahı Sultanahmet’e gidene kadar…

Efendim Hürrem Sultan hamamı, eski İstanbul’un tam göbeğine konumlanmış çok eski bir hamam. Kapısından çıkıyorsunuz karşınızda tüm heybetiyle Ayasofya, içeride ise 4 katlı bir yapının alt bölümünde sıcacık karşılama alanı, arka tarafta yer yer orjinalliği korunmuş hamamlar, bir üst kat soyunma odaları, en üst kat ise masaj odaları olarak sizi karşılıyor. Binanın iç dekorasyonu çok şık ve tamamen Türk kültürünün en güzel detaylarıyla süslenmiş.

Hamamda 3 saatten fazla zaman geçirdim ve inanın içtenlikle söylüyorum en son beni böyle sevgi ve şefkatle annem yıkamıştı.

İlk olarak Türk kahvesi eşliğinde karşılanıyorsunuz, ardından soyunma odasında size özel peştemal, terlik ve tek kullanımlık iç çamaşırınızı giyerek hamama geçiyorsunuz. Sıcak suyla cildinizi iyice yumuşattıktan sonra, dünyanın en güzel enerjili hamam tellağı (çok tatlı bir kadındı gerçekten) bana özel ipek kese ile kese işlemine başladı. Aman yarabbi neler çıktı neler, can acıtmadan, cildi tahriş etmeden bu kiri, bu ölü deriyi nasıl çıkarmayı başardı inanılmaz. Ardından iyice açılmış gözeneklerime yeşil kil maskesi uygulandı. Tüm vücuduma. Saçlarım yıkandı, tarandı. Ardından göbek taşına geçtim, sıcağın etkisiyle iyice rahatladığım bir anda gözlerimi açıp tavana baktım. Buharların arkasında kalan beyaz yuvarlak kubbeye yerleşmiş delikler, ‘Ne kadar büyüleyici! Ben bir turist olsam buraya kalbimi, ruhumu bırakırım’ diye geçirdim içimden, spa’da neymiş canım. Zaten sonra personelle konuştuğumda aynen benim gibi hissettiklerini, defalarca geri döndüklerini öğrendim, yani müdavim turistleri var bu hamamın.

Hamam sonrası dinlenme bölümüne geçtiğinizde şerbet ve kuru meyveler sizi bekliyor. Sıcakla birlikte düşen tansiyon, kan şekerini yerine getirmek için şahane bir ikram. Kültürümüzü seveyim her detay insanı şımartmak üstüne. Biraz dinlendikten sonra hamam tellağım gelerek bu sefer üst kata kadar bana eşlik etti ve masaj seansı başladı. Kafamdan ayağıma, yüzümden ellerime ….Tellak sadece yıkamayı bilir değil mi? ama Hürrem Sultan hamamında görevli tellaklar aynı zamanda eğitimli birer masör. İnanılmaz bir masaj sonrası karşılama bölümüne geçtim su, kuruyemiş, taze meyveler ve bitki çayları ikramlarından sonra da bedenim mutlu ruhum daha da mutlu şekilde oradan ayrldım.

Hürrem Sultan Hamamının hikayesi ve yönetimi gerçekten onu İstanbul’un en iyi hamamı yapıyor, Kesinlikle kendinizi en üst düzeyde şımartabileceğiniz tek hamam. Biliyorum çünkü neredeyse hepsini mesleğim gereği denemiş durumdayım. Anlayacağınız denendi ve onaylandı.

Hürrem Sultan’ın alameti farikasını daha da iyi anlamak ve sizlere anlatmak için hamamın zarif operasyon müdüresi Başak Sönmez ile de mini bir sohbetimiz oldu.

1-Kısaca sizi biraz tanısak, Hürrem Sultan’da kaç yıldır yöneticisiniz?

Merhaba ben Başak Sönmez. Yaklaşık 5 senedir Hürrem Sultan Hamamı’nda Operasyon Müdürü olarak görev yapmaktayım.

2-Hürrem Sultan Hamamının tarihini sizden dinlesek biraz? Kim için, ne zaman yaptırılmış bu hamam?

Hürrem Sultan Hamamı, Kanuni Sultan Süleyman’ın eşi Hürrem Sultan tarafından, Mimar Sinan’a 16.yy’da Ayasofya’nın yanına, 532 yılında tamamen yıkılan Zeuksippos Banyoları’nın   bulunduğu yere inşa ettirilmiştir. Özgün yapısını 460 yıldır koruyan Hürrem Sultan Hamamı, Türk hamam mimarisinde bir çığır açarak kadınlar ve erkekler kısmının aynı eksen üzerinde yer aldığı ilk yapı olma özelliğini taşıyor.1556 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan’a yaptırılan hamam; çifte hamam şekli ve 75 metre uzunluğuyla klasik dönem Osmanlı hamam mimarisinden ayrılıyor. Erkeklerin soğukluk, ılıklık ve sıcaklık bölümlerini, kadınlar kısmının sıcaklık, ılıklık ve soğukluk bölümlerinin takip ettiği hamamın tüm kubbeleri kurşun ile kaplıdır. Hamam 1910 yılına kadar aktif olarak kullanıldı ve 2008 yılında dev bir yatırımla restorasyon sürecine girdi. Alanında uzman akademisyen ve profesyonellerden oluşan disiplinler arası bir ekibin, aylar süren çalışmasının ürünü olan restorasyon sürecinde, Hamam’ın orijinal mimarisinden hiç taviz verilmedi. Türkiye’de ilk kez kullanılan malzeme ve teknolojik sistemlerden yararlanıldı.

3-Osmanlı’da hamam kültürünü de biraz anlatabilir misiniz? Sadece arınmak, temizlenmekten de öte bir buluşma noktasıymış hamamlar çünkü…

Evet, aslında hamam kültürünün başlangıcı çok daha eskiye, Romalılara kadar uzanmaktadır. Tarih boyunca da farklı kültürlerde izler bırakarak, günümüze kadar ulaşmıştır. İtalya’da Vezüv Yanardağı’nın patlamasının ardından ortaya çıkan Pompeii kazıları, Romalıların hamam kültürünü açığa çıkarmıştır. Bu hamamlarda sadece temizlik amacı güdülmemiş, aynı zamanda zevk ve eğlence için de kullanıldığı anlaşılmıştır

Osmanlı İmparatorluğu, İstanbul’u maddi anlamda fethetmiş olsa da Bizans İmparatorluğu’ndan devraldığı zengin mirasla birlikte hamam kültürünü de benimsemiştir. İmparatorluğun en görkemli dönemlerinde, şehirde her mahallede sıcak ve soğuk banyolar, çeşmeler ve kubbeli mermer odalar inşa edildi. Bazı hamamlar ise haftanın belirli günlerinde sadece kadınlara ayrılmıştı. Hamamların Osmanlı kültüründeki önemli rolü, temizliğin dini bir gereklilik olarak kabul edilmesinden kaynaklanıyordu. Temizlik, Osmanlı’da aynı zamanda sağlığı, nezaketi ve şifayı da temsil eder. Roma hamamlarında buhar banyoları ve çeşitli sıcak-soğuk su havuzları gibi özellikler de mevcuttu.  Osmanlı hamamlarında Roma hamamlarının aksine havuz bulunmamasının sebebi ise durgun suda değil akan suda yıkanılması eğilimi. Çünkü akan su durgun suya göre daha temiz ve hijyeniktir. Ayrıca Osmanlı kültüründe yıkanma sadece fiziksel bir temizlenme değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel bir ritüel olarak da kabul edilirdi. Akan suyun temizleyici etkisi hem bedensel hem de manevi arınma amacına hizmet ederdi.

Ayrıca bu mermer yapılar, banyo, masaj ve sohbet gibi unsurları içeren toplumsal bir yaşamın ortaya çıkmasını sağlıyordu. Sosyal hayata katılımı sınırlı olan Osmanlı kadınları için hamamlar, gerçek anlamda sosyalleşebildikleri tek yerdi. Varlıklı kadınlar dahi, evlerinde özel hamamları olmasına rağmen, haftada en az bir kez mahalle hamamlarını tercih ederlerdi. Hamama gitmek, sadece birkaç saati değil neredeyse bir günü bu ritüele ayırmak anlamına geliyordu.

4-Böyle bir hamamı yönetirken aynı zamanda tarihi bir mirası da koruyor ve tanıtıyorsunuz? Sorumluluklar yüksek. Hürrem Sultan Hamamını İstanbul’daki pek çok hamamdan ayıran en başlıca özellikler neler?

Biz öncelikle ne kadar önemli bir yapının içinde olduğumuzu çok iyi biliyoruz ve sorumluluklarımızın farkındayız. Yaklaşık 500 senedir ayakta olan bu muazzam yapıya tüm ekip olarak gözümüz gibi bakıyor, koruyor, kolluyoruz. Bir tarihi eser olduğu için hamamın içinde ya da dışında yapıya zarar verecek hiçbir eylemde bulunmuyoruz bilakis gelecek nesillere olduğu gibi bırakmak için ekstra çaba sarf ediyoruz. Ayrıca Hürrem Sultan Hamamını bir saray müzesi gibi de düşünebiliriz. Müzedeki bir koltuğa oturabilir misiniz ya da sergilenen tabaklarda yemek yiyebilir misiniz? Hürrem Sultan Hamamı bir interaktif müze gibidir. Sultanların banyosunda arınabilir, onların ritüellerini aynı kokularla, aynı sabunlarla, aynı taslarla yaşayabilirsiniz.

Böylece biz hem kendi mirasımızı korurken hem de Türk kültürünün önemli parçalarından olan Türk Hamam deneyimini misafirlerimizin  5 temel duyusuna hitap ederek yaşatıp kültürümüzü en iyi biçimde temsil ederek, misafirlerimizi yüzyıllar öncesine götürmekteyiz.

5-Gelen konuklara inanılmaz bir deneyim yaşattığınızı bizzat deneyimledim. Farklı bakımlarınız var, bunları biraz anlatabilir misiniz?

Yaşamın başlangıcında sadece su vardı. Toplumlar onun etrafında şekillendi, coğrafyalar onunla oluştu, biz onunla var olduk. Bu kadim bilgiden yola çıkarak binlerce yıldır temizliğin ve şifanın yanı sıra eğlencenin ve sosyal yaşamın da merkezi olan hamam geleneğini tüm ekip olarak hep birlikte günümüz perspektifiyle yeniden yorumlayıp, 21.yy’a uyarladık ve bakımlarımızı oluşturduk.

Tarihi hamam, geçmişten günümüze uzanan benzersiz bir atmosferde ziyaretçilere suyun arındırıcı gücünü sunmanın yanı sıra sultanlara hizmet etmiş bir mirası da yaşatıyor. Tüm hamam bakımlarımızı temelde tüm vücut kese uygulaması, dinlendirici köpük masajı, baş boyun masajı ve saç yıkamadan oluşan geleneksel Türk hamamı bakımını baz alarak oluşturduk. Misafirlerimiz isterlerse sadece hamam ya da sadece masaj bakımlarını alabilecekleri gibi dilerlerse hem hamam hem de masaj bakımlarının kombinasyonundan oluşan bakımlarımızı da alabilir.

6-Terapistler özel eğitimler alıyorlar sanırım?

Evet tüm terapistlerimiz alanında uzman. Hepsinin uluslararası geçerliliği olan hamam ve masaj eğitim sertifikaları var. Çoğu terapistlerimizle uzun yıllardır çalışmaktayız. Ayrıca periyodik olarak tüm personelimizi kapsayan hizmet içi eğitim programları düzenlemekteyiz. Sektördeki tüm yenilikleri takip ediyor, hizmet kalitemizi arttıracak revizeler yapıyoruz. Ayrıca tüm misafirlerimizden bakımlarına başlamadan önce detaylı bir konsültasyon formu doldurmalarını rica ediyoruz. Böylece misafirlerimizi çok daha yakından tanıyıp, onların beklenti ve ihtiyaçlarına yönelik tamamen kişiye özel bir bakım sunuyoruz.

7-Birçok yabancı turistin geldiği bir mekân, Türk hamamı ritüeline en yoğun ilgi hangi milletlerden geliyor.

Hem klasik Osmanlı hamam kültürüne hem son yılların popüler- alternatif sağlık uygulamaları spa-welness’e olan merak hem de pandemi sonrası artan hijyen önceliği sebebiyle başta Kuzey Amerika ve Avrupa olmak üzere dünyanın her yerinden dört mevsim yoğun bir ilgi var hamamımıza.

8-Kullanılan ürünler de hamamın ortamı ve tarihi kadar özellikli. Sabunlar, ipek keseler, kil maskesi, peeling bunlar hamama özel olarak yaptırılan ve satışı da olan ürünler doğru muyum? Öne çıkan ürünlerinizi biraz anlatabilir misiniz, neler var?

Evet, çünkü bu kadar değerli bir yapının içinde, hedeflediğimiz Hürrem Sultan Hamamı deneyimini bizim standartlarımıza ulaşmayan yardımcı ürünlerle sunmak imkansızdı. Bu sebeple biz de tüm kontrolü ele alarak, bütün detaylarına hâkim olduğumuz doğal sabunlarımız ve diğer ürünlerimizi ürettik. Hürrem Sultan Hamamı’na özel doğal içeriklerle ürettiğimiz şampuan, saç kremi ve vücut losyonlarımızla ve tamamen saf pamuktan ve ipekten dokunan kese ve peştemalimizle, Gaziantep’te ustalıkla dövülen altın taslarımızla, tamamen doğal Isparta lavantalarından ve doğal deniz tuzundan üretilen vücut ovmalarımız ve doğal kil maskelerimizle misafirlerimize unutulmaz bir deneyim yaşatıyoruz. Tüm bu ürünler bakım esnasında misafirler tarafından çok beğenildiği için, yaşadıkları unutulmaz deneyimi evlerine de taşımak istediklerinden dolayı bir satın alma talebi oluştu. Bizler de bu sebeple misafirlerimizin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik ürünlerimizi satışa sunduk. Şu an Hürrem Sultan Hamamı ürünleri dünyanın dört bir yanına seyahat eden misafirlerimizin bavullarında yerini alıyor.

9-Peki hamama ne sıklıkla gelinmeli? Gelmeden önce veya geldikten sonra uygulamak gereken bilmediğimiz güzellik, bakım önerileri var mı?

Hamam ziyareti sıklığı kişisel tercihlere, sağlık durumlarına ve ihtiyaçlara göre değişiklik gösterebilir. Ancak ben ayda iki kez ziyaretin genel anlamda yeterli olacağını düşünmekteyim. Bu sıklık cilt bakımı, temizlik, rahatlama ve stresten arınma gibi amaçları karşılamak için yeterli olabilir. Özellikle hamamın sıcak su, buhar banyoları ve masaj gibi özellikleri, kasları rahatlatma, cildi temizleme ve genel bir zindelik hissi sağlama konusunda etkili olabilir. Ancak kişisel sağlık durumu, cilt tipi ve konfor seviyeleri de dikkate alınmalıdır. Kimileri haftada bir kez hamama gitmeyi yeterli bulurken, kimileri ayda bir veya daha seyrek bir sıklıkta tercih edebilir. Önemli olan, bireyin kendi ihtiyaçlarına ve vücut tepkilerine duyarlı bir şekilde hareket etmesidir. Eğer bir sağlık sorunu veya özel bir durum söz konusuysa, önce bir sağlık profesyoneli ile görüşmek önemlidir.

Hamam ritüeli bir bütündür. Ön hazırlığı, sürecin kendisi ve finaliyle her şey en ince ayrıntısına kadar titizlikle düşünülmüş olmalı. Biz misafirlerimize en az iki saat önce hafif yemekler yemelerini ve bol su içmelerini tavsiye ediyoruz. Ağır yemekler tüketmek, sindirimi zorlaştırabilir ve rahatsızlık hissi yaratabilir. Aynı şekilde vücudun susuz kalması da dehidrasyona ve kötü hissetmenize neden olabilir. Ayrıca hamam ziyareti, sadece fiziksel bir rahatlama değil, aynı zamanda zihinsel rahatlama ve arınma için de bir fırsat olabilir. Bu sebeple mental olarak da hazırlıklı olmak ve hamamı bir dinlenme ve stres atma alanı olarak görmek önemlidir. Hamam ziyareti öncesinde bu faktörlere dikkat ederek, daha keyifli ve sağlıklı bir deneyim yaşayabilirsiniz. Bizler de Hürrem Sultan Hamamı ekibi olarak misafirlerimizin tüm bu ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak bakım öncesinde, bakım esnasında ve bakım sonrasında çeşitli ikram ve ürünlerimizle misafirlerimizin tüm ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyoruz.

Örneğin misafirlerimiz halvetlerde terlerken vücutta su ve mineral kaybı başladığı için naneli ve limonlu doğal maden suyu servisi, bakım sonrasında kan şekerini düzenlemek için doğal meyve ve bitkilerden mutfağımızda günlük özel olarak ürettiğimiz Osmanlı şerbetimizi ve çiğ kuruyemişlerimizden ikram ediyoruz. Daha sonrasında ise misafirlerimize klasik Türk kahvesi ve çayı, meyve ve Türk lokumu ikram ediyoruz.

More from Gözde Atakoğlu
Gerçek Bir Hayat Hikayesi: İrade, Azim, Hayata Yeniden Başlama Arzusu ve Kaybedilen 103 Kilo!
Bugün sizleri kendi bedeni ile ilgili inanılmaz bir değişim geçiren, bunun için...
Read More
Leave a comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir