BİR YAZ DERDİ: TERLEME

Yakın bir arkadaşım meme kanseri oldu ve doktoru terlemeyi önleyici deodorantları kullanmayı hemen bırakmasını istedi. Yıllar önce okuduğum bir yazıda da “ alüminyum” içeren deodorantların uzun süre kullanıldığında agresif tümörlere yol açtığını  duyunca bu deodorantları tamamen hayatımdan çıkarttım. 

Peki aliminyum içeren deodorantları kullanmanın riskleri neler?  Gelin birlikte neden doğalın peşinde olmalıyız beraber bakalım.

ÖNCELİKLE TER NEDİR?

Terleme, vücut sıcaklığını sabit tutmaya yarayan fizyolojik bir fonksiyondur. Vücuttan atılan ter,  vücut sıcaklığını azaltır ve dengeler. Kokusu ise, ciltte bulunan bakterilerden kaynaklanır.

PEKİ BU KOKUYLA NASIL SAVAŞIRIZ?

Deodorantlar deri fonksiyonunu değiştirmediklerinden dolayı kozmetik ürün, antiperspirantlar ise ilaç olarak sınıflandırılır. Kelime anlamı, koku giderici olan deodorantların ilk amacı özellikle istenmeyen ter kokusunu önlemek ve gidermektir. Antiperspirantlar ise ter bezlerinin çıkışlarını geçici olarak kapatırlar ve bu şekilde aşırı terlemeyi önleyerek kötü koku oluşumunu önlerler. Ter bezlerini kapatmak ve ter akışını durdurmak için alüminyum tuzları ve diğer kimyasal maddeleri kullanırlar. Bunu bir tür jel gibi düşünebilirsiniz. Yani ağır kimyasallar içerir, ter gözeneklerini tıkar ve terlemeyi engellerler. Sonuç olarak metabolizma terleme fonksiyonunu yerine getiremez ve toksinler vücudun içinde kalır. Maalesef toksinlerde kendi kendine yok olmaz. Asıl tehlikenin başladığı nokta ise, vücut toksinleri ter vasıtası ile atamayınca başlar. Toksinler koltukaltında bulunan ve bağışıklık sisteminin önemli bir parçası olan lenf nodlarının yakınında birikmeye başlar ve tekrar dolaşım sistemine girebilir ve bu ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir…

MEME KANSERİNE ZEMİN HAZIRLAYABİLİR…

Kullandığınız ürün toksik ve kanserojen bir madde içeriyorsa vücudumuza bu zararlı maddeleri de almış oluruz. Özellikle koku verme amacıyla eklenen metilen klorid, toluen, metil etil keton, etilen glikol gibi değişik toksik kimyasallarından kesinlikle uzak durmalısınız. Meme kanseri riskini arttıran en tehlikeli maddelerden biri olan parabenin diğer kozmetiklerin yanı sıra en çok deodorantlarda bulunduğunu da unutmayın…!

DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR:

En önemli nokta,  alacağınız deodorantların alüminyum bileşeni içermemesine dikkat edin. Alüminyum emilerek kan dolaşımına girer ve vücutta birikir.  10 yıldan fazla süredir parabenlerin kanser gelişiminden sorumlu maddeler arasında olduğu da unutmayın..!

GÜZELLİK YAYINDA SEÇTİ!

ALİMUNYUM İÇERMEYEN DOĞAL DEODORANTLAR:

1- Organic Pharmacy Deodorant Sprey

Kimyasal içermeyen deodorant sprey, koltuk altı bölgesinde kötü koku oluşumunun olmamasına yardımcı olur. Oluşmuş kötü kokuların tölere edilmesine sağlar.

Fiyat: 395 TL

2- Nuxe Body Roll- On Deodorant

Doğal alüminyum sülfat ve gümüş tozları içeren NUXE Body deodorant uzun süreli koruma sağlar.Paraben ve fenoksietanol içermez. 24 saat etkilidir. 

Fiyat: 56 TL

3- Atelier Rebul Herbal Doğal Deodorant

Alüminyum tuzu içermeyen bu doğal deodorant, gözenekleri tıkamadan, cildin doğal yollardan nefes almasını sağlar. Terleme sonrası istenmeyen vücut kokularının azaltılmasına yardımcı olur. Sentetik parfüm, mineral yağ, paraben, fitalat, suni renklendirici, silikon içermez. 

Fiyat: 120 TL

4-Vichy Deodorant Alüminyum İçermeyen Mineral Roll-On

Alüminyum tuzu içermeyen mineral roll-on, yaz aylarında oluşan aşırı terleme sonucu oluşan teri azaltır. Koltuk altı  ter kokusunu gidermek için kullanılabilir. Gün boyu ferahlık sağlar.

5- Yves Rocher Roll-on Deodorant: Ferah- Organik Edülis

Paraben, alkol ve aluminyum tuzu içermeyen bu roll- on deodorant , cildin doğal terleme mekanizmasını bozmadan önler. cildin doğal terleme sürecine zarar vermeden ıslaklık hissini ortadan kaldırır. Ter kokusuna karşı 48 saat etkin koruma sağlar. Ferah ve temiz bir kokuya sahiptir. 

Fiyat: 24.90 TL

EVDE KENDİN YAP:

MALZEMELER:

• 3 yemek kaşığı karbonat

• 4 limon kabuğu

• 3 portakal kabuğu

• 3/4 su bardağı deniz tuzu

• 1 litre su

Deniz tuzunda bulunan magnezyumun cilt üzerinde anti-enflamatuar etkileri vardır. Bir diğer tarafdan C vitamini içeriği sayesinde, narenciye kabukları taze bir aromaya ek olarak antibakteriyel özelliklere sahiptir.

Kabukları küçük parçalara kesin ve bir litre suda 5 dakika kaynatın. Suyu süzün ve diğer malzemeleri ekleyin soğumaya bırakın. Daha sonra, bu macun kıvamındaki karışımı bir kaba alın. Koltuk altınıza uygulayın.

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir