SANAT YAYINDA NO:4

Kabul, hepimizin 2020’yle arası biraz bozuk. Peki Şubat’ta sanatla biraz harmanlanıp bu yılla arayı düzeltmeye ne dersiniz? Sanat ruhun gıdası, neşesi ve iyileştiricisidir; deneyin, hak vereceksiniz.

Görmek için:

  • Bir Yol Öyküsü

Bir Yol Öyküsü: Fotoğrafın Ardında 180 Yıl sergisi, 1839’da fotoğrafın bulunuşunun ilanı ve ilk fotoğraf gezisinin gerçekleşmesinin 180. yılında aynı rotayı günümüz teknikleriyle yeniden keşfeden fotoğraf sanatçılarının yorum ve bakış açılarını bir araya getiriyor.

Mekan: Pera Müzesi, Beyoğlu

Son Gün: 1 Mart

 

  •  Serial Beauty

Mesut Karakış’ın ikinci kişisel sergisi olan Serial Beauty, kendine özgü tekniği ve dikkat çekici üslubuyla Türk çağdaş sanatına yeni bir soluk getiren birbirinden seçkin soyut eserlerden oluşuyor.

Mekan: Galeri 77, Karaköy

Son Gün: 14 Mart

 

  • Alem-i Mülk

Reçine, endüstriyel – doğal atık gibi farklı malzemelerden ve tekniklerden oluşan heykel ve kağıt çizimleri ile tanınan Bilal Hakan Karakaya, eserlerinde modern yaşamın kaosunda, kentin içerisinde sıkışmış bireylerin izlenimlerini yansıtıyor. Heykeltraşın kişisel sergisine Anna Laudel İstanbul ev sahipliği yapıyor.

Mekan: Anna Laudel İstanbul, Karaköy

Son Gün: 8 Mart

 

İzlemek için:

  • Kibarlık Budalası

Molière’in asilzade olma hayaliyle yanıp tutuşan zengin ve saf karakteri Monsieur Jourdain’in komik hikayesini anlattığı ölümsüz eseri Kibarlık Budalası’nı, Türk Tiyatrosunun duayeni Haldun Dormen’den izlemek isteyenler için oyun 9. yılında, 18 Şubat’ta Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezinde sahneleniyor. Sizi bilemem ama böyle temsiller insanda “tarihe tanıklık ediyormuş” hissi veriyor gibi gelir hep… Orada olup tarihe tanık olmak isteyenler kaçırmasın.

 

 

  • Yaralarım Aşktandır

İran edebiyatının güçlü kadın şairi Füruğ Ferruhzad’ın hikayesinin içinde baskı altında yaşayanlar, hep eksik bulunanlar ve her şeye rağmen yaşamaya devam edip sözünü esirgemeyenlerin izlerini bulacağımız oyunda Nazan Kesal tek başına sahnede. Son dönemde artan toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dair tespitler yapmak, kendimizle yüzleşmek için eşsiz bir seçenek olacaktır. Oyun 25 Şubat’ta Kenter Tiyatrosunda seyirciyle buluşacak.

 

  • Aşk Geçmişim

Aşk Geçmişim’in tanıtım bülteninde şöyle yazıyor: “Nereden buluyorsunuz birini? Bu kadar insan birbirini nereden buluyor? Barlarda mı? Spor salonunda mı? Markette mi? Hadi be. Bu kadar insan birbirini nerede buluyor? Ben söyleyeyim size nerede. Mezun oluncaya kadar birini bulamadın mı? O zaman aynı şirkette çalıştığın biriyle evleneceksin. O kadar basit. Hayvanları nasıl zorla çiftleştiriyorlar haberiniz var mı? Tek bir kafese koyuyorlar.” Modern dünyanın bize sunduğu seçeneksizlikler, seçenekler ve şehir yaşamının bir sonucu olarak gelişen ilişki yaralarının üzerinden ele alınan hikayede pek çoğumuzun kendinden parçalar bulacağına şüphe yok. Tuğrul Tülek’in yönettiği oyunda Şebnem Bozoklu, Rıza Kocaoğlu ve Melisa Doğu oynuyor.

Oyun, 15 Şubat’ta Caddebostan Kültür Merkezi, 29 Şubat’ta ise UNIQ Hall’da oynanacak. 

 

Dinlemek için:

  • Avishai Cohen

Uluslararası üne sahip virtüöz basçı, besteci ve şarkıcı Avishai Cohen, 2020 yılında 50. yaşını, tüm dünya sound’larını temsil eden yepyeni projesi “50 50 50” ile 50 ülkede 50 konser vererek kutluyor. Konser CRR Konser Salonunda 5 Şubat’ta gerçekleşecek.

 

 

  • Europa Galante

Hem barok hem erken klasik dönem eserlerini seslendirmek üzere İtalya’da kurulan Europa Galante 30 yılı aşkın süredir dünyanın her yerinde konserler veriyor. Ünlü mezzo soprano Vivica Genaux ile Vivaldi’nin eserlerin¬ seslendirecek olan topluluk Şubat ayında dinleyicileri ile buluşacak. 17 Şubat’ta İş Kuleleri Salonunda.

 

Görsel şölen için:

  • Antonio Gades Topluluğu- Carmen

Flamenko’nun efsanelerinden Gades’in adını unutulmaz başyapıtlarla yaşatan Antonio Gades Topluluğu “Carmen” gösterisi ile 20 Şubat’ta CRR’de. Flemenko dinlemeyi ve seyretmeyi sevenler için kaçırılmaması gereken bir etkinlik.

 

Bonus:

Duyduk duymadık demeyin!


Performans sanatının öncülerinden Marina Abramović’in Türkiye’deki ilk büyük ölçekli retrospektifini içeren sergi 31 Ocak günü Sakıp Sabancı müzesinde kapılarını açtı. SSM ve Marina Abramović Institute (MAI) işbirliğiyle gerçekleştirilen sergi, sanatçının performanslarının video ve fotoğraf dokümantasyonunun yanı sıra, açık çağrıya cevap veren ve projeye davet edilen sanatçılarla MAI ortaklığında geliştirilen canlı performanslar ve “Abramović Metodu”na adanan bir bölümden oluşacak. Bir süredir ülkemizde de dikkat çeken ve tanınan sanatçının sergisi 26 Nisan 2020 tarihine kadar 12:00 – 20:00 arasında ziyaret edilebilecek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir