YENİ DÜNYA VE ASTROLOJİ

Yazar: Filiz Özkol

Astroloji, en azından bilimsel yaklaşımlarla sunduğu bilgileri ve verileri sizinle paylaşırken, gelecek rehberliğini yüzünün akıyla ve sizi kandırmadan ve avutmadan yapıyor.

Yaşamın ne olduğunu tartışmak yerine evrendeki görevlerimizin ne olduğunu düşünürsek, yolumuzun çok daha kısa ve net olacağını bilmeliyiz. 

Bize sunulan kısacık  yaşam kesitinde; bize öğretmenlik yapacak olan Astrolojiye sıcak bir gülümseme ile yaklaşırsak, onun bize matematiksel, fiziksel, ve ruhsal olarak sunduğu bilgilerin ışığında yaşamımız daha eğlenceli ve hoş olacaktır. Hayatımızı yönlendiren olguların, yine kendimiz olduğunu Astroloji söyleyecektir. Yaşam bize tercihler sunar ve biz seçeriz. Seçeneklerimiz ve red ettiklerimizin altında müthiş bir Astroloji gerçeği yatıyor.                 

ASTROLOJİ HAYATIMIZA IŞIK TUTUYOR

Astrolojide en çok sorulan soruların başında kader olgusu gelir.

Yaşam belli bir plan içinde zaten kendi uygulayıcısı ise, bizim hayatı keşfetme adına yapacağımız  küçük kulaçların bize ne denli katkısı olabilir ki, gibi sorular  aklımızı kurcalayabilir. Bu sorularınızda haklılık payı da olabilir. Tüm bu sorular içinde boğuşacağımıza şunu düşünmeliyiz ki, astroloji yaşantımıza en iyi ışık tutacak bir evrensel bilgi aktarımdır. Peki biz, neyi neden nasıl öğreneceğiz ve kafamızı kurcalayan sorular karşısında astrolojiden nasıl faydalanacağız?

Yüzyıllardır, astrlojijinin tartışılması süre dursun, değişmeyen tek şeyin değişim olduğunu düşünürsek, ve astrolojininde bu değişimleri en iyi ışık tutan anlatım olduğunu kabullenmek zorundayız. 

Kişinin önce kendini tanıması çok önemlidir. Astrolojinin alt tabanında yatan,  kişiliğimizi meydana getiren bizi çözümleyen sakladığımız özellklerimiz ve yüzleşmekten korktuğumuz bulgular vardır. Karşımızdaki kişi bize kendisini ne şekilde anlatırsa anlatsın, astrolojinin onu donattığı özellikleri kadar kendini anlatabilir veya kişiliğini saklayabilir. İstediğiniz kadar çevrenize ve kendinize karşı mücadele vermeye çalışın, yine kendi döngülerinize dönerek,  keşfedeceğiniz özellikleriniz astrlojinin bilgisi altında güncellik kazanacaktır.

 DÜNYAMIZ DEĞİŞİM GEÇİRİYOR

Dünyamız; Ocak 2008 tarihinden sonra yeni bir döneme girdi. Garip, soğuk, havalı ve kendine özgün bir gezegen olan Uranüs; yedi yıllık Koç Burcu’ndaki süresini tamamlayarak, Boğa burcunda altı yıl sürecek yolculuğuna başlamıştır. Katı ve yargılayıcı bir gezegen olan Uranüs, her şeye başkaldırarak düzeni bozar ve yenisini yaratır. 2019 6 Martta Boğa Burcu’na geçmesi bir çok değişimi de birlikte getirmiştir. Evrenin ve varoluşun temel nesnelliklerinden biri olan “devinim ve çatışma” kuramı burada da kendini göstermiştir.

Duygusal ve sakin ve kararlı olan Boğa Uranüs’ün verdiği değişim etkisiyle çatışmalar içine girerek, dünyada zaten farklılıklar göstermeye başlayan iklimlerin değişim hızını arttırmıştır. Yer altı sularının ve sellerin kaynağını simgeleyen yağmurların mevsimsel özellikleri kaybolarak, alışılagelmiş olağanlık çerçevelerinin dışına çıkılmaya başlanmıştır. 2010 yılına kadar bu değişim hızlanması sürmüştür. Bu etkiler; oluşum tezlerine uygun olarak, canlı organizmaları da kapsayacak şekilde karşıt bir tepki oluşturacaktır. Bu karşıt tepkiler; davranış psikolojilerindeki gelenekselleşmiş tutumların değişimlerinden, iletişimin sosyal şartlarından biri olan göreceli yaklaşımların olumsuz yönde değişimine kadar, uzayan zincirlere neden olacaktır.

Uranüs’ün hareketleri; ona en çok yardım eden Mars dönemlerinde daha fazla hissedilir. Bu etkileşimlerin sonuçlarını her gün giderek artan yaşam çelişkilerinin, patlamalara neden olan sonuçlarında görmekteyiz. Olabildiğince artan ilkel bireysellikler; dünyamızı bir ateş topu haline getirmektedir. Sosyal yaşamı modern ilişkiler düzeyine çekmesi için geliştirilen; eğitimsel çalışmalar ve hızla değişen bilgi işleme teknolojileri bile, bu olumsuz etkiler karşısında yenik düşmektedir. Bunların en belirgin örneklerini, dünyanın değişik bölgelerinde yayılmacı bir süreç şeklinde seyreden çatışmalarda görmekteyiz. Orta Doğu da yaşanan krizler  günden güne artan çözümsüzlükler içindeki en iyi örneklerden birisidir.

Burçların ve güneş sistemimizdeki gezegenlerin hareketlerine bağlı olarak, kendi aralarında meydana gelen ve yukarıda bahsedilen evrensel açısal kuvvet etkileşimleri;   dünyanın doğal dengelerinde de kendini göstermektedir. Uranüs, alışılagelmiş yaşam dengelerine zıt olarak ortaya çıkan bu etkileşimler;  güçlükleri daha bir belirgin hale getirmiştir. Beklenmedik doğaüstü olaylarının ortaya çıkması bu dönemde görülür. Yangınlar, bombalar, gaz patlamaları, yol kazaları, uçak düşmeleri, faili meçhul cinayetler, sel baskınları, suda boğulmalar; “evrende meydana gelen bir değişim, ayni anda kendisine zıt bir kuvvet yaratır” prensibinin fiziksel bir sonucudur. 

KAPİTALİZM BİTİYOR

Kapitalizmin en yüksek seviyesine gelmiş ülkelerde gerileme devri başlıyor. Kova burcunda Satürn ve jüpiter birlikte hareket etmeye başladı. Siyasi baskılar bitiyor. Liderler yeni dünya düzeninde geriye çekilme durumuna geçecek. Yeni dünya düzenin de artık Amerika olmayacak. Hızla kan kaybedecek. Çin  Rusya İran Hindistan Kore Japonya atağa kalkacak. Tabii bu kolay olmayacak. Kontrol mekanizması kendini bağımsız dürtülere bırakacak. 2021 YILINDA Satürn Jüpiter ve Uranüs dik açılarla bizi zorlayacak. Kayıtsız ve kripto paralar ortaya çıkmasıyla sosyal ve ekonomik düzenin bozulması yeni arayışları berberinde getirecektir. Liberal ve yeni bir sosyal ağ oluşturmasıyla şeffaflık ve halka dağılım yeni bir şekil oluşturacak. 

Uzay ve kozmik bilgilere daha kolay ulaşılacak. Siber saldırılar ve şirket hesapları tehdit edici olacak.  Tarım ön plana çıkıyor. Sahip olma duygusu ve sahip olduklarını paylaşma ve toplumsal paylaşıma gidiyoruz. Dünyaya bir çok konuda  artık birbirimizin gözlerinde bakmayı öğretecek. Tekelcilik bitiyor. Sancılı bir 2020 yılı geçti. Covid 19 çok şey öğretti. Evrenin bize dayatmasındaki astroloji mesajları vardı. Artık geriye dönüş yok. Yolumuzda ilerlemeliyiz. Yapılan hatalar gerekliydi. Büyümek zorundaydık. Artık yeni bir sıçrama dönemi bitiyor.  

YENİ DÜZENDE ÜLKEMİZ

Öncelikle ülkeler arasında soğuk rüzgarlar estiren hatta savaşları başlatan nedenler üzerinden yola çıkarsak dünyanın menfaat mekanizmasının nasıl çalıştığını görebiliriz. 

Yakın tarihimize bir göz atalım. 1. VE 2. DÜNYA SAVAŞLARININ OLUŞUMUNDAKİ gerçek nedenlerin altında devletlerin kendi aralarında kurdukları ittifaklarda birleşen çıkar duygularının insanlığı yok eden sonuçları doğurabileceğini tarihe tanıklık etmiş kişilerden ve belgelerden gerçekleri duyuyor ve dinliyoruz. Tarih kitaplarının bitmeyen konularında facia hikayeleri çoğunluktadır. Geçmişte asla tarihsel bir pembe hikayeye rastlamanız mümkün olamaz. Hep savaş ve gözyaşı vardır. 

Devletler arası yeni enerji kaynakları arayışından doğan sömürgecilik yarışı ve ekonomik rekabet özellikle 1700’lü yılların ortalarında başlayan ’’SANAYİ DEVRİMLERİ ‘’ etkisiyle hız kazanmıştır. Bu nedenle devletler arasında çıkar ilişkilerine dayanan bloklaşmalar ve işbirlikleri oluşturulmuş ve günümüzde de, benzer çıkarlar hızla değişen teknolojiye rağmen vahşi bir şekilde devam etmektedir.

Oluşturulan bu bloklarda çıkar çelişkilerinin giderek artması ve günden güne artan yeni enerji kaynaklarına ihtiyaç nihai olarak dünya ülkelerinde büyük yıkımlara neden olan 1. ve 2. Dünya savaşlarını meydana getirmiştir. Bu savaşlar dünya üzerinde fiziki ve coğrafi değişimlere ve yeni ekonomik yapılanmalara sebep olmuştur. . 

Günümüzde;  değişen parametreler zaman zaman 3. Dünya savaşının eşiğine kadar getirmektedir dünyamızı.. Bu bağlamda; dünyaya hakim olan birkaç ülkenin hedefi ve odak noktası olan Ortadoğu’da son yıllarda meydana gelen gelişmeler; Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren çok önemli sonuçlar doğurmuştur.  Vahşi rekabet içinde olayları tetikleyen o kadar çok değişken ve kaygan zeminler var ki; izlenen politikalarda her gün değişen tabloları ortaya çıkarmaktadır.2021 yılında daha da artacak. 

2021 Yılı Türkiye açısından zorlu bir savaş olacak. Dünyanın tam ortasında olmanın zorluluğunu ve avantajını kullanacak. Şubat, Haziran, Ekim ve Aralık ayları hem siyasal depremlere hem de ekonomik zorluklara neden olabilir.  Corona kolay gideceğe benzemiyor. Yeni virüsler ve benzer tehditler ortaya çıkacak. Hava yolculuklarında sıkıntılar, uçak kazaları, grevler, atom bombası denemeleri, kazalar bu yılın gündem konuları. İnançlar ve değişim hareketleri kısıtlamalar başkaldırılar. Bankalarla ve borsayla ilgili sıkıntılar fakat tıp alanında Türkiyenin sesi duyulacak fakat  Amerikanın üzerimizdeki baskısı ve amborgolu yaptırımlar bize sıkıntı verecek. Enerji sıkıntısı bizi zorlayabilir. Devletler arası anlaşmalar yeniden gözden geçirilecek. 

Sağlıkla ilgili yeni yapılanmalar, sigorta sisteminde düzenlemeler, yapılacak. Mayıs, Haziran ve temmuz aylarında seçim ihtimali kuvvetli. Ocak ve Eylül ayında sınav sistemi tekrar ele alınacak.  Eylülde siyasi konular çok önemli ve muhalefette kargaşalar gözlenebilir.  Mayıs ayında turizm sektörünü yeniden canlandırma projeleri gündeme gelebilir. Sağlık sektöründe yeni düzenlemeler ele alınacak. Dünyaya meydan okuyan sağlık haberlerimiz olacak Yıl boyunca Neptün bizi son derecelerde etkileyecek. Boğulmalar ve deniz kazalarına dikkat etmeliyiz. İntihar vakaları sıklaşabilir.  Bu yıl şans noktası Türkiyeyi destekliyor. Ülkemiz amaçlarına ulaşacak ve dünya arenasında önemli bir yerde olacak. Çok konuşulacak ve çok ses getirecek.

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir