NELER OLUYOR HAYATTA!

Değil bir daha ne zaman elimize bakım yaptıracağımız, bir daha tokalaşmak üzere elimizi karşımızdakine ne zaman uzatacağımız bile büyük bir bilinmeze dönüştü…

Kabul edelim. Bu kadarını hiçbirimiz tahmin edemedik! Yılbaşı zamanı Çin’de Wuhan isimli bir kentten (ben şehrin adını ilk defa duyuyordum) gelen hastalık haberinin tüm gezegenin dengesini de, düşünce sistemlerimizi de, gündelik rutinlerimizi de alt üst edeceğini öngöremedik!

Gerçeği  kabullenip bilinen önlemleri almanın şimdilik tek çare olduğu bu yeni dünyada en önemli gereksinimlerden biri şüphesiz destek. Son iki aydır neler görmedik ki! Evinin balkonundan saksafonuyla tüm mahalleye konser verenler, karşı apartmanın duvarına Hollywood klasiklerinin yansıtıp sinema geceleri düzenleyenler, nefes egzersizlerini, en lezzetli yemek tariflerini paylaşanlar…

Dönem destek dönemi olunca markaların da kollarını sıvayıp işin ucundan tutacaklarını tahmin etmek zor olmasa gerek!  Zira müşterilerine, takipçilerine, doğdukları topraklara ve hastalıkla mücadele edenlere desteklerini göstermek için en önde koşanların başında takipçisi olmaya bayıldığımız markalar geliyor.

İşte COVID-19 dünyasında üretimlerini virüsle savaşacak ürün yapmaya adayan, para veya ürün bağışı yapan ve evdeki hayatı güzelleştirmeyi kendilerine amaç edinenlerden seçtiğimiz örnekler!

Lüks devi LVMH bu konuda liderliği üstlenen isim oldu. Fransa’daki parfüm yapım atölyelerinde kıtlığı gidermek için sınırsız süreyle el dezenfektanı üreteceğini açıklaması tüm dünyaya ilham verdi. Buna ek olarak Louis Vuitton Fransa’daki dikim atölyelerinde hastane önlükleri dikmeye başlayacağını da duyurdu. LVMH’in açtığı yolda Prada, Gucci, Armani, Ralph Lauren gibi birçok ışıltılı marka yürümeye devam etti. Gerek maddi destek gerekse eldiven, maske ve önlük gibi ihtiyaçları karşılamak üzere imkanlarını seferber ettiler.

 

The Body Shop elindeki 30.000 temizlik ürününü hızla Amerika, Kanada ve İngiltere’de ihtiyaç sahiplerine dağıttı. Benzer şekilde L’Occitane en etkili nemlendirici el kremleri ile Shea yağı içeren sabunlarını dünyanın farklı yerlerindeki sağlık görevlilerine ulaştırdı. MAC 250 farklı kuruma toplamda $10 milyon bağışlarken, kozmetik devi Coty de el dezenfektanı üretimine başladığını açıkladı.

Evde biraz daha mutlu kalalım diye uğraşanları da yok saymamak gerek. Ikea İsrail’de çıkarttığı katalogda evde canı sıkılan çocukları odağına aldı. Kataloğunu evde kalan çocuklara oyun kitabı olacak şekilde yeniden düzenledi.

Bulgari göz kamaştırıcı mücevher ve saatlerinin eskizlerinden oluşan mandalaları rengarenk boyamak üzere takipçilerinin beğenisine sundu.

 

        

 Peki bir de influencer’lar vardı?

Hani moda dünyasının göz bebekleriydi. Sahi bütün bu pandeminin ortasında onlara ne oldu? Fotoğrafları mecburen evlerinin değişik köşelerinde belirmeye başlayan, kek tariflerine, salon dekorasyonlarına, bir süredir yenilenemeyen kombinlerine nail olduğumuz influencer’lar araştırmalara göre önemli bir yol ayrımında.

Öyle ki, ya çok daha çok sevilecek ya da takipçileri tarafından tamamen terk edilecekler! Bu süreçte gösterdikleri tavır ile duyarlığın müthiş önemi var. Tıpkı Chiara Ferragni ile Arielle Charnas örneklerinde olduğu gibi. Bir yandan ülkesi için bağış toplayıp diğer yandan karantinadaki en sıradan, en eğlenceli hallerini içtenlikle takipçileriyle paylaşan Chiara kalpleri yine yeniden fethetti. COVID-19 olduğu haberini aldıktan sonra Hamptons’daki evine taşınan Arielle ise virüs yokmuşcasına yaptığı paylaşımlarla haberlere konu olacak kadar antipati topladı.

Chiara Ferragni,  kendi olması ve köklerine bağlılığı ile Corona döneminde en sempati kazanan influencer’ların başında geliyor. Ferragni, ana vatanı İtalya’nın  karantina’ya ilk giren Avrupa ülkesi olmasıyla en başından beri neler yaşadıklarını şeffaf bir şekilde paylaşmayı tercih etti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir