İLHAM PERİSİ: BALÇİÇEK İLTER

Balçiçek İlter gerçek bir ‘ilham perisi’. Ara vermeksizin yükselen kariyeri, cesareti, pozitif enerjisi, güleryüzü, anneliği ile ondan ilham almamak imkansız. Etrafımızda böyle güçlü, akıllı ve başarılı kadınların çoğalmasını umarak sizi sıcacık bir sohbet ile başbaşa bırakıyoruz. Keyifli okumalar…

ODTÜ psikoloji mezunusunuz. ODTÜ’lü olmak ve psikoloji okumak siz ne kattı?

– Okurken farkında değildim ama sonrasında çok etkisini gördüm. Psikoloji okumak insanı anlamakla eş değer. Empati yeteneğimin çok geliştiğini fark ettim. Empatiye sahip olmadan mesleğimi yapmam mümkün değil. Gazetecilik, televizyonculuk, yazarlık derken bugün dönüp kakıyorum da psikoloji okumama çok şey borçluyum.

Psikoloji okumanızdan yola çıkarak geçirdiğimiz uzun ve beklenmedik pandemi dönemini soralım. Her birimiz olumlu-olumsuz bir tür değişime uğradık. Bu dönem sizi nasıl etkiledi?

– Çok verimli geçti diyemem çünkü ben hem hiperaktif hem de ikizler burcu bir kadın olarak evde izole olmaktan hoşlanan bir karakter değilim. Hatta bana ”yapma” denilmemeli. Özgürlüğüm kısıtlanmamalı. Bu yüzden biraz depresif geçti önce. Allahtan ikizlerim ve ben üçlü olarak beraber zaman geçirmeye bayılan bir aileyiz. Onlar beni biraz toparladı. Bu arada herkesin aksine tv programım devam ediyordu, yani çok da evde değildim aslında ama seyahat edememek, sevdiklerimi görmemek, sosyalleşememek beni mutsuz etti. Sonrasında önemli bir mesajla çıktım pandemiden diye düşünüyorum. Sevgili Asuman Dabak’ın şarkısında olduğu gibi ”hayat bir gün o da bugün”. Anı dolu dolu yaşamak lazım.

İsminiz çok güzel. Enerji dolu ve neşeli bir his veriyor. Bu ismi size kim koymuş?

– Büyükbabam yazar edebiyatçı Şahap Sıtkı… Onun yanında büyüdüm ben. Aslında Balçiçek Hatun. Ama zaten iddialı olan Balçiçek’ten sonra Hatun’dan vazgeçilmiş. Babam ve büyükbabam öyle çağırırlardı ama beni. Orta asyada bir kavimin başındaki adam ölünce karısı onun kıyafetlerini giyip (sadece gözleri açıkta bırakacak şekilde) savaşa gidiyor, savaşı kazanıyor ve zaferi oğluna devrediyor. O kadının ismi Balçiçek Hatun. Büyükbabam bu hikayeden esinlenmiş. Doğduğum anda güçlü kadın misyonu yüklenmiş yani galiba bana.

Bize Balçiçek İlter’i üç cümle ile anlatır mısınız?

Ne kadar zor bir soru. Bırakın üç cümleyi insanın kendisini anlatması zaten zor. Ama beni tanımlayanları sayabilirim belki. Anne-iflah olmaz iyimser-aşk kadını- hiperaktif-yaşamayı çok seven-gezmeyi çok seven, maceracı, kaşif.

Gazeteciliğe dergicilik ile başlamışsınız. Sonra kariyeriniz başarılarla gazete ve televizyon kanallarında sürmüş. Biz kariyer yolculuğunuzdan bahseder misiniz?

– 23 yaşında Ankara temsilcisi, 29 yaşında sabah gazetesinin ilk kadın yazı işleri müdürlüğü, ardından her gün televizyon, tartışma programları, talkshow ve Habertürk kanalının anchorlığı… Tabii ki köşe yazıları, siyasi röportajlar… Son 8 yıldır siyaset gazeteciliğini bırakıp tamamen sağlık ve güzellik alanına yöneldim. Kanal D’de her gün yayınlanan bir sağlık programı sundum. Ardından da her pazar yayınlanan bir lifestyle sohbet programı. Şimdi CNN Türk’te sağlık programım sürüyor. Doktorlara medya konusunda eğitim veriyorum. Çeşitli markalarla proje ortaklığı yapıyorum. 

Günleriniz nasıl geçiyor?

– Sadece çalışarak bu aralar…  CNN Türk’te cumartesi-pazar günleri sağlık programım devam ediyor. Reklam yüzü olduğum Lyn markasının etkinlikleri, reels çekimleri, sosyal medya yönetimi son hızla ilerliyor. Medya eğitimlerim devam. Ayrıca Lezzet dergisinde şeflerle röportajlar yapıyorum ve yeni keşfettiğim mekanları yazıyorum. Ha bir de kitap yazıyorum kadın erkek ilişkileri üzerine, o da bitmek üzere.

İki çocuğunuz var. Onlarla iletişimde en çok neye önem veriyorsunuz?

– Onlar benim değil. Bana onların annesi olmak bahşedilmiş.  Böyle hissederse anne işler daha yolunda gidiyor bence. Biz beraber büyüdük üçümüz, şimdi onlar 15 oldu, 3 birey aynı çatı altında yaşıyoruz ve şahaneyiz. Konuşmadığımız konu, birbirimize anlatmadığımız hiç bir şey yok. Beraber eğlenebiliyoruz. Ben çok şanslı bir kadınım.

Başarılı bir kadın olmanızın yanı sıra daima bakımlı ve şıksınız. Güzellik-bakım ritüelleriniz nelerdir?

– Kendimce tabii ki minik tüyolarım var. Bol su içiyorum, çok sıkı spor yapıyorum ve glutenden uzak duruyorum. Pandemi öncesi şekerden de uzak durmayı beceriyordum ama o biraz bozuldu şekerden de uzak durmam lazım.  Makyajımı çok güzel temizlerim, ekrana çok çıkmama rağmen ağır makyaj ürünlerini tercih etmem. Lyn BB cream keşfettiğimden beri zaten fondöteni bile bıraktım. Mutlaka nemlendirici kullanırım.

Modaya bakışınız nedir? Sıkı bir takipçi misiniz yoksa kendi modamı yaratırım diyenlerden misiniz?

– Modayı yakından takip ederim ama kendime ve tarzıma göre yorumlarım, öyle giyinirim.

Giyisi dolabınızdaki vazgeçilmez, her dönem olmalı dediğiniz parçalar nelerdir?

– Her dönem değişir ama dolabımdan eksik olmayan parçalar; siyah mini elbise, beyaz ceket takım, smokin takım, uzun siyah dar gece elbisesi, renkli ipek gömlek, beyaz gömlek ve kalem etek.

“Olmazsa olmaz” dediğiniz bakım ürünleriniz nelerdir?

  • Madetol cilt bakım kremi, ayak için vazelin, LYN Cilt aydınlatıcı serum ve aydınlatıcı gündüz kremi, LYN arındırıcı peeling ve Givenchy Amarige parfüm (25 yıldır hep aynı)
Givenchy Amarige

Aynı soruyu makyaj malzemeleri için de soralım…

Chanel Beige oversize healthy glow sun-kissed powder
Guerlain terracota 

Skinfood salmon concealer   
Golden Rose no:22 kalıcı likit mat ruj
LYN makyaj sabitleyici
termal su

Estetik/medical uygulamalar ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

– Estetiğe karşı değilim. Düzenli olarak botoks yaptırıyorum bir de Scarlett uygulamasına bayılıyorum. Geçtiğimiz Haziran kök hücre uygulaması yaptırdım ve inanılmaz etkisini gördüm. Estetik abartılmadığı ve sizi siz olmaktan çıkarmadığı sürece güzel. Teknoloji elimizin altındaysa niye kullanmayalım?

Son olarak Lyn ile hayranlık uyandıran bir işbirliğinizden bahseder misiniz? 

– İnanılmaz heyecanlı bir birlikteliğe adım attık hep beraber. Lyn markasının yaratıcısı iki özel kadını, Selin Koyutürk ve Vildan Akay’ı zaten yıllardır hayranlıkla izliyorum. Enerjileri, bir Türk markası yaratma konusundaki azimleri ve vizyonları beni çok etkiledi.  Kendi ışıltısını kendi yaratan kadınlar olarak biraya geldik ve bir yola çıktık. Zaten büyük keyifle kullandığım ürünlerin reklam ve marka yüzü olmak paha biçilemez bir his inanın. LYN için sedece yüz değilim aslında çünkü bu marka adeta benim yaşamımın tam ortasında. Müthiş projelerimiz var ve hepimiz bu birlikteliğin uzun soluklu işbirliklerine dönüşeceğine inanıyoruz. Çok heyecanlıyım. Kısaca bizi izlemeye devam edin.

BALÇİÇEK İLTER’İN “EN”LERİ

Kitap: Şiir… Özdemir Asaf, Turgut Uyar                 

Söz: Seni sevmek işe yaramak gibi…

Mekan: Marmara Adası’ndaki Birol Restoran  

Yemek: Deniz ürünleri, kabuklular 

Film: The Hours 

Şarkı: Misty – Ella Fitzgerald 

Renk: Mavi, beyaz, siyah

Aksesuar: Küpe ve yüzük

Hobi: Yemek, gezmek, seyahat etmek yaşam biçimim

More from Deniz Çakmakçı
Bebeklerde Ek Gıdaya Geçiş Döneminde Kaçınmak Gereken Besinler Neler?
Biliyorsunuz ki bebeklerin sağlıklı ve düzenli beslenmesi gelişimleri için oldukça önemli. Bebeklerin...
Read More
Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.