CORONA SONRASI SEYAHAT KAVRAMLARIMIZ NASIL DEĞİŞECEK?

Corona salgını hala dünyada etkisini devam ettirirken, yurt dışı seyahatlere ne zaman tam olarak cesaret edebileceğimizi tahmin etmek zor.  Yabancı bir ülkede, evden uzakta olmanın, hava limanı ve uçuşların çekinceleri olacak içimizde. Bir yandan da, dünyada yavaş yavaş salgın bitmeye başlayıp, kendimizi daha güvende hissettiğimizde, yeniden dünyayı keşfetmeye başlamanın cazibesi baş gösterecek mutlaka.

Peki nasıl değişecek dünya seyahatlerimiz?

Corona etkisi ile seyahatlerimizde ilk etapta mutlaka aradığımız özellikler:

· Kalabalıklardan uzak, kişisel alan sağlayan, sosyal mesafeli seçimler

· Hijyen, dezenfeksiyon ve temizlik konusunda titizlik yönünde olacak.

Ve daha yavaş ve anın tadına varacak şekilde seyahat etmeyi, daha bilinçli bir gezgin olmayı, doğaya ve çevreye sorumlu seçimler yapmayı & talep etmeyi öğrenmemiz zaman alacak.

Ancak bunun zamanı – yavaş da olsa – gelecek.

Zaten son 10 yılda, ‘Yavaş Seyahat’, ‘Ekolojik seyahat’, ‘Sorumlu ve Sürdürülebilir Seyahat’ gibi seyahat trendleri ve ‘Glamping’ gibi doğa ve çevre dostu konaklama uygulamaları başlamıştı.

Eğer dünyaya iyi bakmaz isek, doğanın dengesi ile oynamaya devam eder isek, bu gibi salgınların önünü almamız çok zor.

ÖNÜMÜZDEKİ 10 YILDA BİLİNÇLİ SEYAHAT VE GEZGİNLER NASIL GELİŞECEK?

Biz seyahat edenler de ‘Çevreci Seyahat’ alışkanlıkları geliştireceğiz.

Zaten kimimiz Hibrid arabaları, organik yiyecekleri, geri dönüşüm ürünlerini, yeşil ve hayırsever markaları tercih etmeye başlamıştık.

Yani ‘Bir Dur! Nefes al! Bana da Nefes Aldır!’ diyen dünyanın sözünü dinlemeye başlayacağız yavaş yavaş.

YAVAŞ SEYAHAT

Seyahatlerimiz epey tüketim odaklı idi. Nefes almadan, arka arkaya seyahatler yapıyorduk. Ancak bir seyahatte iken onu dolu dolu yaşamak yerine diğerini planlıyorduk. Daha birini sindiremeden, hafızamıza yerleştiremeden, başka bir seyahatte buluyorduk kendimizi. Şimdi geriye dönüp bakınca, şaşkınlık içindeyiz değil mi? Aslında her biri hayat dönüştürücü deneyim ve öğretiler ile dolu olabilecek yolculukları, nasıl ‘oldu bitti’ye getirmişiz?

Peki böyle seyahat etmekten mutlu muyduk?

Araştırmalar gösteriyor ki mutlu değildik! (*Mintel 2019 araştırması):

·‘Seyahat edenlerin % 54’ü seyahati sevdiklerini, ancak yolda olmaktan nefret ettiklerini söylüyor’ Hava limanları tıka basa doldu, ve saatlerce limanda beklenen yolculukların büyüsü kaçtı. Uçakların karbon salınımı ile yarattığı ekolojik zararların farkına vardık. Gittikçe hızlanan, telaşlı hale gelen, bölünen günlük hayatlarımız öyle bunaltıcı, yorucu ve tüketici hale geldi ki, tatilde iken koşturulan seyahatler değil de, daha anlamlı ve kültürel deneyimlerin arayışı başladı.

Aslında seyahatin yeniden büyüleyici ve yavaş olmasını istiyoruz!

Peki Corona sonrası nasıl olacak dünya seyahatlerimize bakış açımız nasıl ‘Yavaş’layacak ?

Sayısı daha az, ancak uzun ve özgün seyahatler gerçekleştirmek isteyeceğiz.

Anın tadına vararak, yavaş yavaş, adım adım seyahat edeceğiz.

Dolu dolu, hakkını vererek yaşamak isteyeceğiz gittiğimiz yerleri.

Gittiğimiz kültürün farkında ve duyarlı olacağız.

Gittiğimiz ülkenin şehirlerinde binalar arasında yapay deneyimler yaşamak yerine, kırsalına ineceğiz, doğasına çıkacağız, gerçek insanını tanıyacağız.

Sonuçta pandemi bize, hem zamanımızın hem de dünyamızın değerini bilmemiz gerektiğini gösterdi.

Hep ertelediğimiz özel ve uzun seyahatleri yapmak için ‘sonra’yı beklemeye gerek yok!

KALABALIKLARDAN UZAK SEYAHAT

Herkesin gittiği yerlere ‘görmek lazım, bir tik atalım’ diyerek, kalabalıkların içinde eriyip yok olacak şekilde gitmek yerine, gözlerden uzak, bilinmeyen, az keşfedilmiş rotalara, kendine ait özgün yolculuğunu yapmak daha makbul hale geliyor yavaş yavaş.

Corona sonrası kalabalıklardan kaçmak çok daha yükselen bir trend olacak.

küçük şehirler, kasabalar, kırsal alanlar, tarımla iç içe gastronomi duraklarında, kendi yol hikayelerimizi ve maceralarımızı yaşayacağımız, yeni beceriler geliştireceğimiz ve yeni şeyler öğreneceğimiz deneyimler isteyeceğiz…

Kalabalıklardan kaçmak için başka bir çözüm ise sezon dışı seyahat etmek.

Sezon dışı seyahatler aslında Corona deneyimlerimizden aldığımız sosyal mesafe ve hijyen dersleri için de ideal bir çözüm. Çünkü kalabalıklar yokken, keşif için daha çok kişisel alanımız, zamanımız ve temizlik güvencemiz oluyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir