SPF DOSYASI – 2

Editör: Begüm Güzel Güngör (@mind.on.beauty)

Kaç SPF yeter? 

SPF derecesi, hiçbir koruma olmadan cildinizin güneş yanığı olacağı sürenin kaç katı daha uzun sürede yanmadan güneşte kalabileceğinizi gösterir. Buna göre düz bir mantıkla normalde 5 dakika sonra cildiniz güneşten kızarmaya başlıyorsa, 50 SPF bir güneş kremiyle 5×50=250 dakika (4 saat üzeri) güneşten yanmadan korunmuş olursunuz, değil mi? Aslında değil. Çünkü laboratuarda sabit UV enerjisiyle test yapılıyor ancak gerçek hayatta maruz kalınan UV enerjisi bulunduğunuz enleme, saate, cilt tipinize göre değişkenlik gösterir. O yüzden SPF’i doğrudan süreyle ilişkilendirmek yanlıştır. Kendinizi güneşe maruz bırakırken UV endeksini mutlaka dikkate alın: 3 üzerinde mutlaka SPF kullanımı tavsiye edilir, 8’in üzerinde güneşe çıkılmaması daha güvenlidir, 11 üzerinde ise gerçekten büyük tehlike söz konusudur. 

Bunun yerine şöyle düşünelim: 20 SPF derecesine sahip bir ürün UV ışınlarının %95’inden koruma sağlarken, 30 SPF yaklaşık %97’sinden, 50 SPF %98’inden korur. 100 SPF bile olsa hiçbir ürün asla %100 koruma sağlamaz, ancak %99 civarı koruma sağlar. Zaten 50 SPF üzerini hatasız şekilde test etmek çok zor olduğu için birçok ülkede 50-60 üzeri SPF değerleri yasaklandı, 50+ SPF şeklinde yazılabiliyor. Çünkü 100 SPF ibaresi, insanları tamamen korundukları yanılgısıyla güneşte daha fazla kalma davranışına yönlendiriyor. 

UV ışınlarının ne kadarından korunmak istediğiniz sizin kararınız, ancak UVA’ya karşı güçlü bir koruma için SPF değeri ne kadar yüksek olursa o kadar iyi olacaktır (1/3 kuralı). Bu nedenle ben en az 30 SPF derecesine sahip bir ürün kullanmayı öneririm. Bunu da normal koşullarda iki saatte bir; terleme, suya girme, havluyla kurulanma vb durumlarında hemen yenilemek gerekiyor. 

En yüksek korumaya sahip güneş kremleri, başta cilt kanseri oranında ilk sıradaki Avustralya/Yeni Zelanda bölgesi ürünleri olmak üzere, Asya ve Avrupa’dan çıkıyor. Son yıllarda etkili ve uygun fiyatlı ürünleriyle cilt bakımıseverlerin gözdesi olan Kore markalarının güneş koruyucuları da, oldukça konforlu kullanımları nedeniyle birçok büyük markaya tercih edilir olmuştu. Ancak geçtiğimiz birkaç ay içinde peş peşe birkaç markanın ürünü bağımsız testlerde etiket üzerinde iddia edilen SPF korumasını sağlayamayınca tüm ürünlere biraz gölge düştü. Bu durum, bizi Kore ürünlerine karşı önyargıya itmek yerine, SPF testlerinin tüm dünyada kusursuz olmadığını ve salt SPF derecesine güvenerek kendimizi riske atmamamız gerektiğini hatırlatmalı.   

Ne kadar ürün? 

Güneş kremleri laboratuarda test edilirken SPF derecesi, cm2/2mg ürün uygulanarak ölçülüyor. Yani ancak bu kadar ürün uyguladığınızda etiketteki SPF derecesine ulaşabiliyorsunuz. Az ürün=az koruma. Gerekli ürün miktarını belirlemek için yapılan ölçümler sonunda yüz uygulamasında iki parmak kuralı ortaya çıktı. İşaret ve orta parmağınızın boyu kadar ürünü elinize sıkıp yüzünüze, kulaklarınıza ve boynunuza uygulayabilirsiniz. Kafanızı karıştırıyorsa, her yere yetecek şekilde bir katman sürdükten sonra, ikinci bir ince katman daha uygulayabilirsiniz. Tüm vücut için gerekli olan miktar ise 28-30 gr arası, yani bir shot bardağı dolusu kadar. İki saatte bir de yenileceğimizi düşünürsek, tatile giderken aldığınız yüz ve vücut güneş kremlerini bitirmeden gelmemeniz lazım.  

Uygulanması gereken miktar ve yenileme nedeniyleSPF içeren nemlendiricilerle ya da fondöten/BB kremlerle yetinmek pek güvenli değil. Hem sizi rahatsız edeceği için gerekli miktarda süremeyebilirsiniz hem de iki saatte bir yenilemek de çok kolay olmaz. Üstelik tüm ürünlerde UVA+UVB koruması da yok. Ama ekstra SPF her zaman iyidir; böyle bir nemlendirici üzerine normal güneş koruyucunuzu sürebilir ya da güneş kreminizin üzerine bir de SPF içeren makyaj ürünü uygulayabilirsiniz.

Hangi sırada? 

Kafa karıştıran noktalardan biri de güneş kremini sabah rutininin hangi aşamasında sürmek gerektiği. Güneş koruyucu filtrelerin cildinizi bir film tabakası gibi örtüp sizi koruması için, tüm rutininizi uygulayıp nemlendiricinizi sürdükten ve emildiğinden emin olduktan sonra güneş kreminizi sürebilirsiniz. Evden çıkmadan en az 15-20 dk önce sürün ve üzerine makyaj yapacaksanız, filtrelerin oturup aktifleşmesi için de yine bu süreyi bekleyin. Filtreler oturmadan üzerine hemen fondöten/pudra vb uygularsanız, filtrenin koruyuculuğu bozulacaktır.  

Nasıl ürün seçeceğim? 

İşte en zor kısmı belki de burası, çünkü her gün rahatlıkla kullanacağınız bir güneş kremi bulmak hiç kolay değil. Bazen defalarca ürün denemek ve yanılmak zorunda kalabiliyoruz. Öncelikle cilt tipimize uygun ürün seçmek önemli. Kuru ciltler için krem ya da losyon yapılı, üzerinde “cildi nemlendirir, yumuşatır” vb ibarelerin bulunduğu ürünler daha iyi olur. Normalden karmaya ve karma/yağlı ciltler ise daha akışkan, süt, jel ya da “fluid” yapıda, üzerinde “yağlı his bırakmaz”, “ince yapılı”, “hızlı emilir”, “dry-touch”, “anti-shine” vb ibarelerin bulunduğu ürünlere yönelebilir. 

Pigmentasyon yani leke problemi olanlar ya da hafif makyaj etkisi hoşuna gidenler renkli/tinted güneş kremlerini de değerlendirebilir. Pigmentasyon probleminde bu ürünlerdeki demir oksit ve titanyum dioksit pigmentleri, bir nevi kamuflaj görevi görerek lekeli bölgeyi görünür ışığın negatif etkilerinden de korumuş olur. 

Doku ve renkten sonra gelelim içindeki filtrelere. Filtrelerine göre güneş kremlerini 2 gruba ayırabiliriz: organik (kimyasal) filtreli, inorganik/fiziksel (mineral) filtreli ve hibrit filtreli. Her ne kadar bazı “doğal” kozmetik markaları ya da bu akımın savunucuları “doğal güneş koruyucusu”ndan bahsetse de, tüm ürünlerin içindeki filtreler kimyasal bileşenlerden oluşur, tıpkı bizim vücudumuz gibi. Bu nedenle yanıltıcı olmaması adına organik ve inorganik tanımlamalarını kullanacağım.  

İnorganik güneş filtreleri çinko oksit ve titanyum dioksittir. Sıklıkla kullanılan geleneksel organik filtreler arasında ise homosalate, octocrylene, oxybenzone, avobenzone, octisalate, octinoxate bulunur. Bu filtrelerle ilgili ortalıkta, kana karıştığı, endokrin bozucu olduğu vb birçok iddia olsa da bunlar genel anlamda bilimsel olarak yeterli kanıt sunularak kanıtlanmadığı için güvenli kabul edilirler. Ancak bu filtreler çoğunlukla hassas ciltlerde alerjik reaksiyona sebep olabilir ve diğer yandan bazıları fotostabil değildir, yani UV ışınıyla temas durumunda filtre bozunabilir. 

Yakın geçmişte ise özellikle UVA korumasını güçlendirmek amacıyla birçoğu Almanya’da olmak üzere “yeni nesil” diye tabir edilen daha fotostabil organik filtreler geliştirildi: Tinosorb M® ve Tinosorb S®, Uvinul A Plus® ve Uvinul T 150®, Mexoryl®, Neo Heliopan® vb. Bu filtreler hem UV ışınlarına karşı çok daha stabil hem de büyük moleküllü yapıları sayesinde emilim oranları çok daha düşük, bu nedenle de en uzun süreli ve güçlü korumayı sağlayabilecek filtreler olarak kabul görüyorlar. Çeşitli sebeplerden ötürü ABD’de FDA bu modern filtreleri halen onaylamadığı için ABD üretimli ürünlerde bu güçlü filtreler bulunmaz, o nedenle dermatologlar da çoğunlukla mineral güneş kremi kullanılmasını önerir. Hibrit filtreli ürünler ise hem organik hem inorganik filtreleri bir arada bulundurur. 

Gün içinde yenilenme

Ürünün içindeki güneş filtrelerinin bütünlüğünü koruması ve sizi savunmasız bırakmaması için, güneş kreminizi iki saatte bir yenilemeniz gerekiyor demiştik. Bunu söylemesi, yapmaktan daha kolay tabii. Ne yazık ki her ürünün kıvamı ve bitişi, gün içinde yenilemeye müsait olmayabiliyor. Özellikle yoğun yapılı ürünler kat kat sürülmüyor. Bir yöntem, tabii makyaj yapmadıysanız, yıkayıp tekrar uygulamak. Bir diğeri, misel suyuyla silip tekrar uygulamak ki ben misel sularını yüzde bırakma taraftarı olmadığım için çok sevdiğim bir yöntem değil ama başka çare yoksa yapılır. 

Heliocare Cushion Compact SPF 50 yastık fondöten

Makyaj yaptıysanız iş biraz zorlaşıyor, hepsini silip baştan yapmaya pek kimsenin vakti olacağını sanmam. Bu durumda, “cushion” formatlı ürünler ya da kompakt pudra şeklinde SPF destekleri imdada koşuyor. Bunları seçerken de hem UVA hem UVB korumalı olmasına dikkat etmeli. Son seçenek de sprey formatlı ürünler. Bu ürünleri ideal uygulama yöntemi önce ele sıkıp sonra yüze yedirmek olsa da, makyaj üzerine direk de uygulayabiliriz, ama hem solumamaya hem de tüm yüze eşit şekilde uygulamaya dikkat etmeliyiz. 

Gözenek tıkama-sivilce yapma önyargıları 

Düzenli güneş kremi kullanımının önündeki engellerden en önemlisi, bu ürünlerin gözenekleri tıkadığı ve sivilce yaptığı algısı. Cilt tipinize uygun ve sizin cildinizin de iyi anlaşacağı bir ürün bulmak zor, evet, ama bulana kadar denememiz gerekiyor. 

Filtrelerin eşit şekilde dağılması, cilde kolay uygulanabilmesi, ürünün cildi kurutmaması için eklenen maddeler doğru temizlik yapmadığınızda gözeneklerinizde birikme yapabilir. Gözeneklerin tıkanmaması için her akşam mutlaka cildin güneş kreminden çok iyi şekilde arındırılması lazım. Etkili ama nazik bir akşam temizliği için çift aşamalı temizlik yapmanızı da tavsiye ederim: önce temizleme yağı ile her şeyi birbirinden ayırıp çözüyoruz, sonra yıkama jeli ile bir güzel arındırıp duruluyoruz. 

  • Doğal güneş kremi” 

Son dönemlerin en büyük tartışmaları güneş koruyucuları etrafında dönüyor ve bu konuda devamlı yeni mitler üretiliyor. ABD’de FDA tarafından inceleme altına alınan geleneksel güneş filtrelerinin bir kısmının kana karıştığının tespit edilmesiyle “güneş kremleri sağlığa zararlı”, “güneş kremleri kanser yapıyor” gibi fikirler ortalığı kapladı. Ancak bu iddialar yeterli bilimsel kanıta dayanmıyor ve aksi kanıtlanana dek bu içerikler güvenli kabul ediliyor. 

UV ışınlarının kansere sebep olduğu ise bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçektir; minimal ve kanıtlanmamış riskler adına böyle büyük bir risk almak mantıklı değil. Mineral filtreleri ya da yeni nesil kimyasal filtreleri tercih edebilirsiniz. Ama “doğal güneş kremi” diye sunulan, bitkisel yağlar vb içeren ürünlerin hiçbiri koruma sağlamaz, böyle bir kanıtlanmış etkileri yoktur. Ev yapımı mineral güneş kremi de oldukça tehlikeli bir trend, çünkü güneş kremlerinde en önemli şey formülasyon ve testlerdir; evde yapılabilecek bir şey değildir. Çinko oksit ve titanyum dioksitin UV ışınlarıyla birlikte serbest radikal açığa çıkarmaması için kaplanmaları ve başka işlemlerden geçmeleri gerekir; bu da tahmin edersiniz ki, evde yapılacak iş değil.

DİKKAT DİKKAT!!!

Güneş kremi seçerken…

Koruma kapasitesiSPF derecesi Cilt tipine uygunluk 
Mutlaka hem UVA hem UVB’ye karşı korumalı.  (Bunu ürünün etiketlemesine bakarak anlıyoruz)
Broad spectrum (ABD&Kanada – UVA korumasının ne kadar güçlü olduğunu bilemiyoruz)

PA+ ve ++++ arası derecelendirme (Asya – en az PA++ tercih edilmeli) 
UVB + UVA logosu ya da PPD derecesi (AB regülasyonlarına göre SPF derecesinin en az 1/3’ü seviyesinde UVA koruması olmalı) 
SPF sadece UVB ışınlarından koruma derecesidir.  Güneş korumasız varsayalım 30 dk içinde güneş yanığı oluyorsanız, SPF 30 güneş kremiyle 60 dk içinde yanarsınız demektir. 
20 SPF: %95 koruma  30 SPF %97 koruma  50 SPF: %98 koruma  100 SPF: %99 koruma     100 SPF %100 koruma sağlamaz ama 50 SPF’in iki katı koruma sağlıyor algısı yaratıp insanları daha az güneş kremi sürüp daha çok güneşte kalmaya teşvik ettiği için etiketlerden kaldırıldı; 50+ SPF yazılabiliyor. 

Minimum 30 SPF kullanılmalı: hatalı/yanlış uygulandığında koruma düşüyor
SPF değeri yükseldikçe UVA koruması da artıyor 
Karma/yağlı ciltler için ambalajda özellikle bunları aramalı:
– fluid
– gel/gelcream
– sun milk
– aqua
– dry touch
– parlamayı önler
– yağlı his bırakmaz 
Kuru/normal ciltler bunları aramalı:
– cream
– cildi nemlendirir/yumuşatır

Hiperpigmentasyon yani leke problemi olanlar bunları aramalı:  anti-dark spots  anti-brown spots  brightening  pigmentation 
Renkli/tinted ürünler:  İçeriğindeki demir oksit pigmentleriyle bir kamuflaj etkisi yapar. Leke probleminde görünür ışıktan koruduğu için tercih edilir. 

KUTU 2 : HANGİ FİLTRE NE KADAR KORUYOR?


Filtreler UVB koruması UVA 1 koruması (uzun dalgaboyu) UVA 2 koruması (kısa dalgaboyu)
Mineral/fiziksel/inorganik filtrelerÇinko oksit (zinc oxide) +++
Titanyum dioksit (titanium dioxide) +
+
Geleneksel kimyasal/organik filtreler Avobenzone 
++
Oxybenzone +
+
Homosalate+

Octocrylene +

Octisalate+

Octinoxate+

Yeni nesil/modern filtreler Bis-Ethylhexyloxyphenol Methoxyphenyl Triazine (Tinosorb S)
++
Methylene Bis-Benzotriazolyl Tetramethylbutylphenol (Tinosorb M)+++
Tris Biphenyl Triazine (Tinosorb A2B)


Ethylhexyl Triazone (Uvinul T150)+

Diethylamino Hydroxybenzoyl Hexyl Benzoate (Uvinul A Plus)
++
Diethylhexyl Butamido Triazone (Iscotrizinol)+
+
Phenylbenzimidazole Sulfonic Acid (Ensulizole)+

Terephthalylidene Dicamphor Sulfonic Acid (Mexoryl SX) [Loreal patentli]
++
Drometrizole Trisiloxane (Mexoryl XL) [Loreal patentli]+++
4-Methylbenzylidene Camphor (Neo Heliopan MBC)+

Disodium Phenyl Dibenzimidazole Tetrasulfonate (Neo Heliopan AP)

+
MUTLAKA YAPINASLA YAPMAYIN
Güneş kreminizi her sabah rutinin son aşaması olarak iki parmak kuralına göre yeterli miktarda uygulayın Sadece nemlendirici krem ya da makyaj ürünlerindeki korumayla yetinmeyin 
Terlediğinizde, suya girdiğinizde ya da havluyla sildiğinizde güneş kreminizi hemen yenileyin SKT’si geçmiş ya da PAO (period after opening) süresi dolmuş güneş kremlerini kullanmayın, filtrelerin etkinliği bozulmuş olabilir
Filtrelerin etkinliğini koruması için 2-3 saatte bir güneş korumanızı yenileyin. Makyaj üstüne sprey, toz ya da cushion kullanabilirsinizGüneş kremi sürdükten sonra 15-20 beklemeden makyaj yapmayın, fırça/sünger darbeleri filtrenin oturmasını engeller 
Güneş kremi gözünüzü yakıyorsa göz çevresine özel, spor kullanım için özel, bebeklere özel mineral bazlı ya da stick şeklinde SPF ürünü kullanabilirsinizGüneş kreminizi tatilde güneşin altında bırakmayın 
Bugüne kadar hiç güneş koruyucu kullanmamış olsanız bile bugünden itibaren kullanınHamile veya emzirme dönemindeyseniz de güneş kremini ihmal etmeyin
Çocukları 6 aydan itibaren güneş kremiyle korumaya alın, ancak öncelik minimum güneşe maruz bırakmak olsun Güneş kreminizi asla nemlendirici kreminiz ya da makyaj malzemelerinizle karıştırmayın, filtreler doğru çalışmaz 
Görevi tamamlandıktan sonra güneş kreminizi mutlaka cildinizden iyi bir şekilde temizleyinRahatsız ediyor diye güneş kreminizi az miktarda sürmeyin, çok daha düşük seviyede korunursunuz 
D vitamini eksikliğinden endişe ediyorsanız doktorunuza danışarak takviye alın, cilt kanseri riskinizi artırmayın Nasılsa güneş kremi sürdüm diye kendinizi uzun süreler doğrudan güneşe maruz bırakmayın 
Daha konforlu kullanım için yüzünüze ayrı, vücudunuza ayrı ürün kullanınSprey formlu güneş koruyucuları solumayın, mümkünse önce elinize sıkarak uygulayın
UVA+UVB koruması içeren dudak nemlendiricilerini tercih edin Güneş kreminin altında çok fazla kat cilt bakımı ürünü uygulamayın, sabah rutinini sade tutmaya çalışın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir