İLHAM PERİSİ: NÜKET FİLİBA

   Dünya markası olma yolunda ilerleyen kozmetik gururumuz Atelier Rebul’un kurucu ortağı Nüket Filiba ile yoğun bir iş kadını olarak he r şeye nasıl yetiştiğini, markasıyla dolu bakım sırlarını, modadaki zarif ve pratik seçimlerini konuştuk. İlham almak garanti…

1.   Atelier Rebul hikayesi nasıl başladı ve siz neresinde nasıl dahil oldunuz bu hikâyeye?

Ne mutlu ki Türkiye’nin en köklü markalarından biriyiz. Köklü geçmişimiz; 1895’te, genç Fransız bir eczacı olan Jean Cesar Reboul’ün, Beyoğlu’nda, ‘Grande Pharmacie Parisienne’- Büyük Paris Eczanesi adıyla Türkiye’nin ilk eczanelerinden birini kurmasıyla başlıyor. Osmanlı’nın son dönemine tanıklık eden ve günümüze kadar yaşamını sürdüren tek eczane. Türk halkının ikonik ürünü ve evlerimizde bir asır misafirliğini sürdürecek olan Rebul Lavanda Kolonyası’nın hikayesi de 1938’de başlıyor. Sene 1939’u gösterdiğinde Mösyö Reboul ülkesine dönerken, gözü gibi baktığı eczanesini, hayattaki tek yakını olan eczacı Kemal Müderrisoğlu’na devrediyor. Akabinde eczanenin ismi Rebul olarak değişiyor. 

Benim hikâyeye dahil olduğum sene ise 2004. Tesadüfler sonucu, Rebul’ün 4. kuşak temsilcisi Kerim Müderrisoğlu ve aile dostumuz Korel Bingöl ile yollarımız kesişti ve ortak olduk. Bu ortaklık ile Rebul’ün markalaşma hikayesinde bir dönüm noktası yarattığımızı düşünüyorum. Asırlık tecrübemizi, koku uzmanlığımızı, bilgi birikimimizi, formüllerimizi; kurucumuz Jean Cesar Reboul sayesinde genlerimizde bulunan Fransız zarafeti ve farmakolojik uzmanlık ile harmanlayarak 2013’te exclusive ‘ATELIER REBUL’ markasını ve mağazalar konseptini yarattık.

2.   Markalaşma hikayenizde en zoru ne oldu?

Mağazalarımızda, koleksiyonlarımızda, ürünlerimizde, formüllerimizde, servis kalitemizde kısacası dokunduğumuz her yerde; geçmişimizden, marka DNA’mızdan, Rebul Eczanesi’nin eski arşivlerindeki reçetelerden ilham alıyor, geleneksel yaklaşımımızı, modern konseptle harmanlıyoruz. Klasik ve modern arasındaki bu ince çizgiyi dengede tutabilmek oldukça keyifli ama bir o kadar da zorlayıcı. 

3.   İşinizin en keyif aldığınız tarafları hangileri?

Gerçekten hem çok zevkli hem de çok yaratıcı bir serüvenden bahsediyoruz. İşin mutfak kısmında çok yoğun ürün geliştirme projeleri var. Tüm ürünlerimiz Ar-Ge merkezimizdeki laboratuvarlarımızda geliştiriyor ve kendi tesislerimizde üretiyoruz. Ayrıca, kokuların arasında kaybolmaya bayılıyorum. Koku; heyecan ve beklenmedik bir hikâye anlamına geliyor benim için. Geliştirdiğimiz kokuları, birçok tüketici testine sokuyoruz ama son kararı ortaklarımızla beraber, burun olarak biz karar veriyoruz. Bu da çok zevkli bir süreç.

4.   Anne, eş, iş kadını Nüket Filiba’nın bir günü nasıl geçiyor?

Sabahları 07:30 gibi kalkıyorum, 09:00 gibi ofiste oluyorum. Hafta içi, günlerim çok planlıdır. Yoğun tempoda geçen gün içerisinde toplantılar yoğunlukta. Eve geldiğimde, çocuklarım ve eşim ile vakit geçiriyorum. En mutlu olduğum yer ve zaman. Akşam yemeklerini mutlaka beraber yer, çocuklar yatmadan önce ikisiyle de ayrı ayrı sohbet eder, günün ‘iyi ki’leri ve ‘keşke’lerini konuşur, kitap okuruz. Hafta sonları, çocukları aktivitelerine kendim götürürüm ve onlarla olabildiğince vakit geçiririm. Pazarları aile günümüzdür, özellikle Pazar günü uzun kahvaltılara bayılırız. Doğada vakit geçirmeyi çok severiz. 

5.   Çok yoğun bir temponuz var peki bir kadın olarak bakıma ne kadar zaman kalıyor, nasıl zaman kalıyor?

Aslında ben güzellik ve bakımı, bütünsel yaklaşım olarak ele alıyorum. Güzel olabilmek için içten dışa kendimize bakmamız gerekli. Sağlıklı yaşam sonucunda güzel bir cilt mümkün. Bol yeşillik, su, uyku ve nem güzellik rutinimin en önemli parçaları. Bunun dışında, yoğun iş temposunda olduğumdan, evde pratik günlük rutinler ve haftalık cilt bakımları yapıyorum.

6.   Siz kime güzel dersiniz?

Sade, pozitif ve samimi olan herkese…

7.   Siz kimden veya nelerden ilham alırsınız peki?

Seyahatlerimden çok ilham alırım.

8. Uzun saçlar ve yoğun tempo… Çok güzel saçlarınız var ve bildik bileli uzun, bakımı için neler yapıyorsunuz? Kötü saç günlerinde kurtarıcı modeliniz veya tüyonuz nedir?

 Saçıma çok özel bir bakım uygulamıyorum.  Haftada 1 maske veya Atelier Rebul saç bakım yağı ile bakım yapıyorum.  Kurtarıcı modelim ise; biraz köpük ile dalgalı yapıp, yarım şekilde topluyorum.

9. Peki gelelim cilt bakımına, nasıl bir ritueliniz var?

Cilt bakım ürünlerimde, içerisinde toksin olmayan, yüksek oranda doğal olanları önemsiyorum. Sabahları cildimin temizliği için gülsuyu kullanıyorum, Atelier Rebul Pre+Probiyotikli nemlendiricisi ve serumu ile cildimin nem ihtiyacını karşılıyorum. Haftada bir mutlaka peeling ile cildimi ölü derilerden arındırıyor ve kil maskesi ile haftalık bakım uyguluyorum. Dönemsel olarak da vücuduma ve yüzüme kuru fırça uygulaması yapıyorum. Böylece hem kan dolaşımı artıyor hem de ölü hücrelerden arınıyorum. 

10. Kendi markanızın hangi ürünlerini kullanıyorsunuz?

Pandemi ile birlikte mutlaka 50ml çanta boyu kolonyalarım yanımda olmaya başladı. Green Tea, Verbena&Ginger ve Lemongrass&Honey favorilerim arasında. Harika kalıcı ve ferahlatıcı kokuları ile el hijyenimdeki kullandığım en pratik ürün…

 

125. Yıl Özel Koleksiyonu’nda yer alan Derma Cream Original Formula ve Damask Rose Hydrolat da artık hep yanımda. De-Stress Doğal Deodorant da vazgeçemediklerimden.

Ev kokusu olarak, salonumda Hemp Leaves ve Flower Fusion kullanıyorum. Odalarda ise, %100 doğal kokulu ise De-Stress Oda Spreyi en çok kullandığım ürün. Geceleri rahatlamaya ve kolay uykuya dalmaya yardımcı oluyor.

Parfüm ve ev kokularına gelince, Atelier Rebul’ün zamansız imza koleksiyonlarından İstanbul ve Pera, klasiklerim oldu diyebilirim. İstanbul parfümü, Mısır Çarşısı’ndaki baharatlardan (karanfil, tarçın, safran ve amber) gelen çok özel kalıcı kokusu, İstanbul’un doğu ve batının sentezi olması, bu ilhamla tasarlanmış ambalajı ve tabi ki ismi koleksiyonu çok değerli kılıyor.’

11. Önümüz Yılbaşı birine hediye götürürken Atelier Rebul’dan favori paketiniz hangisi?

Yılbaşına özel limitli sayıda hazırladığımız aşk, sağlık ve mutluluğu simgeleyen üç Palo Santo çubuğuna sahip Wish Kiti’in en anlamlı yeni yıl hediye seçenekleri arasında olacağına inanıyorum. Her yılbaşı Atelier Rebul severlerin heyecanla beklediği, limitli sayıda üretilen elma ve tarçın kokulu Apple Cinnamon mum ve çubuklu oda kokusu da 2021’e girerken verilecek en zamansız hediye alternatiflerinden biri. Hem de bu sene Apple Cinnamon mumun daha geniş metrekareler için 950 gr’lık büyük boylarını da üretiyoruz. Bütün hediyelerinizi sevdiğiniz kişinin isminin baş harfi ile kişiselleştirebiliyorsunuz.

BİRAZDA MODA … 

  • Kendi tarzınızı nasıl tanımlarsınız?

Sade stilimi tasarım aksesuarlarla zenginleştirmeyi seviyorum. Yoğun iş yaşamında rahatlığa çok önem veririm ancak spor şıklık vazgeçilmezimdir. “Less is more” stilimi güzel tanımlayan bir ifade…

  • Favori tasarımcılarınız hangileri?

Modanın, giyimime çok fazla yon vermesine izin vermem. Baştan aşağı markalarla donanmayı sevmiyorum. Gardırobumda yurtdışında tasarım butik ve mağazalardan yakaladığım güzel parçalar olur. Chanel, Zadig Voltaire, Danimarkalı tasarımcı Anine Bing en sevdiklerim. Türkiye’de ise Tuvana Büyükçınar şıklığı, cool’luğu ile başka bir yerde benim için.

Annie Bing Sonbahar-Kış 2020 koleksiyonundan…
  Tuvanam Sonbahar-Kış 2020 
  • Sabah modunuz düşük kurtarıcı parçalarınız neler olur? 

İşe gidiyorsam, bir jean veya deri pantolon üzerine blazer ceket. Hafta sonu ise tayt ve hoodie…

  • Gardırobunuzu açtık, en çok ne buluruz?

Kişisel stilim oldukça sade, siyah ve beyaz ağırlıklı. Dolayısıyla gardırobumda en çok siyah veya beyaz pantolon, siyah deri pantolonlar, bluzlar ve ceketler bulabilirsiniz. 

‘Sade stilimi tasarım aksesuarla zenginleştirmeyi seviyorum. Aksesuar, benim için çok önemli. Kıyafetin tersine, göze çarpan, kendini belli eden tasarım aksesuarlar kullanırım.  Gardırobumda bolca ayakkabı, şal, büyük küpe ve kolye bulmak mümkün.’

 Şu iki cümleyi doldurabilir misiniz?

2020…….. 2020 sağlığımızın tehdit edildiği bir yıl, bir daha hiç olmasın.

2021…….. Büyük umutlarla beklediğimiz 2021’in, pandeminin sona ererek, herkesin sağlığına kavuşacağı, hayallerimizin peşinden koşabileceğimiz, sevgiyle sarıp sarmalanacağımız bir yıl olmasını diliyorum.

KUTU: EN SON:

Neye ağladınız? İzmir Depreminde Ayda bebeğe

Neye çok güldünüz? Çocuklarıma

Ne satın aldınız? Kızımın odasına halı

Ne okudunuz?  Michio Kaku’nun ‘Physics of the  Future’ı 2. Kez okudum

Ne izlediniz? The Queen’s Gambit

EN ÇOK:

Neye kızarsınız… Haksızlığa

Ne yemeyi seversiniz… Dondurma

Ne yapmayı seversiniz…  Doğada vakit geçirmeyi

Neden korkarsınız… Ölümden

Ne satın alırsınız… Kozmetik ürünü

Neyi özlediniz (pandemi döneminde) Seyahat etmeyi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir