İÇİLEN GÜZELLİK

Cilt bakımındayım. Bu sefer ne denirse eksiksiz uyacağım. Duymayı beklediklerim, ‘’çok nemsiz bir cildiniz var’’, ‘’incecik bir deri’’, ‘’gece serumu şart’’ tarzında senelerdir alışık olduğum tespitler ama terapist bambaşka bir şeyden bahsetmeye başlıyor. ‘’Cildinizi içten beslemeye başlamanız şart. Dışarıdan uyguladığınız yöntemler hiçbir şekilde yeterli değil’’.

Nutricosmetics ile tanışma hikayem beş sene önce tam olarak böyle gerçekleşti. Düşünüyorum da öncesinde cilt bakımıma takviye olsun diye yaptığım tek eylem daha güzel bronzlaşırım ümidiyle haziran başından itibaren tabaklar dolusu havuç yememdi! Zira bu terimin de, sıvı kolajenler ile hyaluronik asitlerin de hayatımıza girişi epey yeni. Ancak esas ilgi çekici kısım, bunun geçici bir trend değil kalıcı bir ‘’terapi’’ tipi olarak rüştünü şimdiden ispatlamış olması. Nutricosmetics pazarı bugün $5 milyar civarında. Dahası, çığ gibi büyümeye devam ediyor. Büyürken çeşitleniyor. Tırnak, saç ve cilt bakımı takviyesi olarak yoluna başlayan sektör içerisinde artık daha kaliteli uyku sözü veren haplardan, güneş koruması ürünlerine, seyahat kitlerinden, çizgilerle mücadeleye yarayan iksirlere kadar her şey var!

Cilt bakım markası Lyn’nin içerisinde defne yaprağı, beyaz çay, ekinazya tıbbi papatya ve kuşburnu gibi tedavi edici özellikleri olan bitkilerle harmanlanmış, cildin beslenmesine yardımcı çayı son dönem oldukça popüler. Gün içerisinde tüketeceğiniz güzellik çayınız en az kreminiz kadar cildi besliyor ve yatıştırıyor.

Nutricosmetics’in, yani ‘güzellik gıdalarının’, koşar adımlarla büyümesinin ardında cilt bakımına 360 derecelik bir üslupla yaklaşılmaya başlanmasının rolü yadsınamaz. Yani eller saçlardan, bacaklar yanaklardan ayrı değil. Cildiniz tüm. Vücudunuz bir bütün. Üstelik cildiniz vücudunuzda her şeyin yolunda gidip gitmediğini ölçen ilk barometre. Düşünün stresiniz nereden nüksediyor? Egzama neden çıkıyor? Çizgiler zaman faktörü dışında nasıl derinleşiyor? Sivilceler ne zaman artıyor? Bizleri etkileyen olayların yansıması önce ciltte beliriyor. Ve bilim insanlarına göre bu barometrenin çalışma devranı mide ile başlıyor.

        Sıvı olarak içilen ya da hap olarak alınan bu gıdaların içeriği elbette doğadaki mucize besinler ile zenginleşiyor. İşin odağında ise tüketim toplumunun on yıllardır bizlere işlemek istediği mesajın tam tersi var. Ne diyordu genel geçer güzellik normları ‘’Eğer güzelsen iyi de hissedersin’’. Nutricosmetics ise bu söylemin karşı kulvarından tam olarak şöyle sesleniyor ‘’Eğer iyi hissedersen, güzelleşirsin’’.

 Her sebep bir yana, yaşadığımız salgının bu sektörü daha da yeşerteceğini düşünüyorum. Neden mi? Çünkü artık herkes kendi kendinin doktoru. Çünkü bir kliniğe gidip işlemler için tanımadığınız kişilerin arasında dakikalarca beklemek, ardından kişisel mesafenin mecburen sıfırlandığı teknikler ile birtakım işlemler yaptırmak git gide daha zor. Çünkü evde kalmakla tetiklenen uyku düzensizliklerine, güneşi az gören cildinizin ihtiyacı olan vitaminlere en pratik cevap bu alanda.

Hatta bir adım ileriye de gideceğim. Bugün Kora Organics, Moon Juice, WelleCo 

ve Swisse gibi markalar ile ilaç üreticilerinin domine ettiği nutricosmetics pazarına bildiğimiz sevdiğimiz, lüks sektörünün öncü isimlerin de gireceğini düşünüyorum. Burası bir tez. Ama belli mi olur? Sürmüyor da içiyorsak, bir zamanlar kendi kulvarlarının dışına çıkıp ürettikleri kozmetikleri milyonların sürmesini sağlayan isimler içilebilir güzellik iksirleri çıkarttığında almayacak mıyız? Ya da şöyle sorayım, Chanel cildimizi ışıl ışıl yapacak bir formül piyasaya sürecek de bir tadına bakmayacak mıyız?!

Bunları biliyor muydunuz?

1) Likit, hap, pudra, yumuşak vitamin formunda ürünler içeren nutricosmetics sektörünün 2025 yılında $8.3milyar büyüklüğe ulaşması bekleniyor.

2) Fransa ve Japonya’dan çıkan markalar bu konuda dünyaya öncülük ediyor.

3) Kuala Lumpur’da nutricosmetics’i deneyim dönüştürerek, bu uğurda açılmış ‘’Ageless Cafe’’ isimli bir cafe var. 

       KUTU2 : 

İlham Alın

  • Son zamanlarda gördüğüm en iyi markalardan bir tanesi Olly! Uykusuzluğa, strese, mide sorunlarına… karşı ürünleri var. Benim kalbimdeki ise bu pembe kutu. Biotin, C, E vitamini ve keratin içeren greyfurt tadında bu ‘gummy’ler’ özellikle son birkaç aydır bakımsızlıktan ağlayan ellerim ve saçlarım için ideal. Günde bir tane kullanmanız yeterli.  
  • Peki güneş koruyucunuzu içtiniz mi? Collagen Lift Paris Luminous Gold ile tanışın isterim. Formülündeki ana unsur Altın Eğrelti Otu. Amazon’un vahşi yağmur ormanlarında yetişen ve yerel halk tarafından yüzyıllardır şifa amaçlı kullanılan Altın Eğrelti Otu’nun, yüksek antioksidan ve anti enflamatuar etkinliğiyle cilt ve beden üzerinde pek çok olumlu etkisi bulunuyor. Ayrıca içerisindeki Kolajen, C Vitamini, Glutatyon, Akdeniz yosunu ve Hyaluronik asit ile güneşin yıptatıcı etkilerinden korurken cildin pekçok ihtiyacını tamamlamayı da hedefliyor.  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir