GENÇLİK SIRRI: KOLAJEN

Son birkaç yıldır kollajen kelimesi çok sık ve farklı ürünlerde karşımıza çıkıyor. Peki kollajen gerçekten dedikleri gibi gençliğin sırrı mı? yerine konabiliyor mu? ne kadar konmalı? Gelin hızlıca bir özetleyelim ve kollajen kullanmalı mıyız? sorusuna son noktayı koyalım.

Editör: Gizem Şakar

Kolajen Nedir? 

Kolejen belirli amino asit dizilerinden oluşan yapısal bir protein molekülüdür. Kelime anlamı olarak Yunanca ‘’kolla’’ yapıştırıcı, bağlayıcı anlamı taşır. Vücudun çatısı” veya “bedeni bir arada tutan yapıştırıcı” olarak da bilinir. Temel görevi vücudun bağ dokusunu güçlendirmek ve bütünlüğünü korumaktır.

Kolajen  Tipleri Nelerdir?

Tip 1 Kolajen

Vücutta en fazla bulunan kolajen tipidir. En temel görevi bağ dokusunu güçlendirmektir. Kemikleri destekler, cildi korur, dokuları bir arada tutar ve yaraların daha çabuk iyileşmesine yardımcı olur. Tendon, kas ve bağlarla birlikte kemik ve dişlerde de bulunur. Vücutta doğal yollarla var olan kolajen tip 1, yaşlandıkça azalmaya başlar. Bu yüzden takviye gıda olarak alınması gerekir. 

Tip 2 Kolajen

Tip 2 kolajen, eklem sağlığı açısından oldukça faydalıdır. Ekrem ağrıları ve buna benzer çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılır.

Tip 3 Kolajen

Kalp, kan damarları ve kan dokusunu oluşturmada önemli bir destekleyicidir. Cildin sıkılığının korunması ve cilt esnekliğine yardımcı olur. Organların, kasların ve arterlerin yapısını destekler. Ayrıca tırnakları onarır ve ince telli saçları gürleştirir. 

Peki ya faydaları? 

1- Cilt Dostu

Kolajen  cildin en önemli bileşenidir. Cildin daha  sıkı daha genç görünmesini sağlar. Kırışıklık oluşumunu azaltarak yaşlanmayı geciktirir. Cildin güçlendirilmesine yardımcı olur. Cilt yüzeyindeki yaraların kısa sürede iyileşmesini sağlayan kolajen, cilt dokularına zarar vermeden yaraları ortadan kaldırır. 

2- Daha Sağlıklı Bir Sindirim Sistemi

Kolajen  içinde bulunan ve  bir aminoasit çeşidi olan glisin mide asidi üretimini destekler. Yiyeceklerin kolayca daha iyi sindirilmesini sağlar. Bağırsaklarımızın bağ dokusu olarak, sindirim sisteminin koruyucu tabakasını destekler.

3- Dolaşım Sistemini Destekler

Kalpte ve damarlarda oluşan yağlanmayı azaltarak, kalbin daha güçlü olmasını sağlar.

4- Eklem Ağrılarını Hafifletir, Kemik Kaybını Önler 

Kolajenin faydalı olduğu noktalardan biri de eklemlerdir. Eklemleri daha esnek hale getirir. Eklemlerdeki kıkırdakların bütünlüğünün korunmasına yardımcı olur. 

5- Daha Sağlıklı Ve Gür Saçlar

Yaşlanma ile birlikte  saç telleri zayıflaşır, parlaklığını kaybetmeye başlar. Bunun sonucunda da saçlarda kopma ve dökülmeler görülür. Kolajen saç tellerini uyarıp kalınlaştırır, daha gür ve sağlıklı saç görünümü sağlar.

6- Selülitlerde Azalma

Kolajen, cilt yüzeyinin hemen altında bulunan bağ dokusunu toparlar, böylece selülitin azaltılmasına yardımcı olur.

Kolajeni Ne Zaman , Ne Kadar Kullanalım ? 

30-40 yaş aralığındaki kişiler yılda üç ay 100 miligramlık kullanabilirler. 40-50 yaş aralığındaki kişiler ise yılda 6 ay boyunca 2 aylık periyotlarda kullanmalarında bir sıkıntı yoktur yine de kullanmadan önce kişisel sağlık durumunuza göre doktorunuza danışmanızda fayda var.

Toz , tablet yoksa sıvı mı olsun?

Toz bir kolajeni de sıvı kolejeni de kullanabilirsiniz. Yapılan araştırmalara göre sıvı kolajen, toz veya tablet kolajene oranlandığında çok daha hızlı şekilde emilip sisteme karışmaktadır.

Kolajen İçeren Besinler

Et, Tavuk, Balık

Yumurta

Yeşil sebzeler ( Nane, adaçayı, roka, ıspanak, pazı, lahana) 

Kırmızı Meyveler  ( Ahududu, böğürtlen, yaban mersini, kızılcık, çilek, kiraz, siyah üzüm, elma, pancar, kırmızı kapya biber, domates ) 

Sarı Turuncu Meyveler  ve Sebzeler ( Şeftali, mango, kayısı, ananas, limon, greyfurt, portakal, kavun, havuç, bal kabağı, patates ve kivi ) 

Sülfür İçeren Besinler ( Sarımsak, kereviz, soğan, pırasa, salatalık, muz) 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir