KİLERDE NE VAR?

Kilerde Neler Var?

‘’Sağlığını önemseyen’’ şehirli insanın mutfağında pişenlerden yola çıkarak kilerinde nelerin olabileceğine bir baktık.

EDİTÖR : Sercan Karabulut

Trendler, sağlık hassasiyetlerimiz, fazla kilolarımız ya da seçimlerimiz mutfağımızı, dolayısıyla kilerimizi şekillendiriyor. Hangi sebeple olursa olsun, her şey bir kenara aldıklarımızın ‘’sağlıklı’’ olmasına dikkat ediyoruz. Özellikle de bu dönem…

Dünya ile birlikte biz de yediklerimiz de değişiyor. On yıl önce siyez ununu sorsak belki çok azımız bilirdi, şimdilerde onunla yapılan ekmeği arar, hatta karantina sürecinde kendimiz yapar olduk. Ya da geleneksel yemeklerimizden kısırı kinoa ile yapmaya başladık. Sabahları kaçımız tereyağ, bal ve ekmek yiyor? Oysa çocukluğumuz böyle geçti. Chia tohumu puding’i ya da ev yapımı granola ile güne başlayanlarımız ise azımsanmayacak kadar çoktur. Yaptığımız keke artık kaçımız klasik beyaz  un koymaya devam ediyoruz? Çoğumuz badem, hindistan cevizi unu gibi farklı unlar deniyor, hatta yeni normalimiz artık onlar.

Dünyaca birlikte yaşadığımız karantina deneyimi gösteriyor ki, ‘’önce sağlık’’, dolayısıyla şimdi aşağıda sıralayacağım ürünlerin ve fazlasının yükselişi devam edecek, kilerlerimizde daha fazla yer bulacaklar gibi görünüyor. Bakın hangileri…

  • Undan başlayalım. Ata tohumu bir buğdaydan (Siyez, Kavılca, Karakılçık, Dinkel-Spelt vb.) ya da çavdardan elde edilmiş unla ve ekşi maya ile yapılmış tam tahıllı bir ekmekteki vitaminler bizler için çok değerli. Ancak glüten hassasiyetiniz varsa karabuğday, mısır, nohut, darı, arpa, yulaf, soya, teff, kinoa, hindistan cevizi, kestane, keçiboynuzu ya da türlü yemişlerin unlarını (badem, fındık, ceviz gibi) tercih edebilirsiniz. Marketlerde satılan glütensiz unları da atlamayalım. Son zamanlarda öne çıkan kırmızı mercimek, karabuğday ile yapılan ekmekleri de ekleyelim.
  • Diğer başımızı ağrıtan önemli gıda, rafine şeker. Pancar şekeri yerine bal, agave, akçaağaç ya da pirinç şurubu gibi diğer öne çıkan ürün de hindistan cevizi şekeri. ‘’Sağlıklı yemek’’ bir trend olarak değişmese de ürünler değişiyor. Bunlar birbirinin alternatifi değil. Hepsinin bambaşka içerikleri, aromaları ve kullanım alanları var. Genel olarak şekerin alternatifi olarak, tatlandırıcı muamelesi yapıyoruz o ayrı. Örneğin bir keke hindistan cevizi şekeri koyduğunuzda karamelimsi aroma çok baskın olurken, akçaağaç şurubunu biraz fazla koyduğunuzda ‘’smoky’’ tat öne çıkıyor. Lezzet kısmını burada bırakalım, o ayrı bir yazı konusu.

  • Gelelim yağa. Annelerimizin mutfağındaki önemli inovasyonlardan biri fındık yağı idi. Şimdilerde bizlerin mutfağında ise hindistan cevizi, avokado, susam, aspir, kanola yağını görüyoruz. Kakao yağı, hardal yağı gibi daha uçlara gidenler de var.
  • Müsli ve granolalar da günlük rutinimizin parçası haline gelen ürünlerden. Çoğumuz artık paketlileri beğenmeyip evde kendi damak zevkimize göre tarifler oluşturduk bile.
  • Protein ve vitamin zengini Kinoa, omega 3 deposu chia tohumu da kilerlerimizdeki yerlerini çoktan alanlardan.
  • Keten tohumu, ay çekirdeği, kabak çekirdeği, susam, çörek otu da ekmeklerimizi, salatalarımızı, granola’larımızı zenginleştiren yemişlerden.

  • Kilerin baş aktörleri protein ve vitamin zengini bakliyatları unutmadık tabii. Beyaz, kırmızı, siyah, Bombay, Meksika, Maş fasulyesi; yeşil, kırmızı, sarı, siyah mercimek; nohut, barbunya, börülce şeklinde liste uzar. Şimdilerde ‘’bowl’’ denilen akımın olmazsa olmazlarından.
  • Baharatları da unutmayalım, öne çıkanlar; zencefil, zerdeçal, kereviz tozu son dönemin yükselen yıldızları.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir