BEDEN TARAFSIZLIĞI

 İnsanın olduğu her yerde görüş ve düşünce farklılığı da vardır, diyerek söze başlayalım. Beden Olumlama akımının yaygınlaşmaya başladığı günümüz dünyasında akımı uygulayamayan veya eleştiri yöneltenlerce oluşturulan bir diğer yeni akımsa: Body Neutrality yani Nötr Beden Algısı. Beden Olumlama akımının görüntüye fazla odaklandığı eleştirisini yönelten bu akım, Beden Olumlama’da gördüğümüz “Ne olursa olsun bedenini sevmek.” Yaklaşımı yerine; bedeninin sana sunduklarına odaklanmayı hedefliyor.

Yazar: Av. Merve Özkan

“NÖTR BEDEN” Nasıl İnşa Edilir?

2015 yılında beden olumlamaya alternatif olarak ortaya çıkan, fiziksel görünüm ve Öz-değer arasındaki bağlantıdan uzaklaşarak bedenin yapabildiklerine odaklanan Beden tarafsızlığı akımı, bedeni nötr olarak değerlendirip sadece bedenin yapabildiklerine odaklanmayı öğütlüyor. Akımın iç sesine kulak verirsek: Bedenini her gün sevmek zorunda değilsin, bu gerçekçi olmaz; onu her gün sevmek zorunda hissetmek yerine bedeninin senin için sunduklarına şükretmek daha sürdürülebilir bir mutluluk kaynağı. Mesela, burnunu çirkin buluyorsan ona karşı salt bir sevgi beslemeye çalışmak yerine, koku aldığı için ona minnettar olabilirsin veya bacaklarını sevmiyorsan yürüyebildiğin için bacaklarına şükredebilirsin… İnsan duyguları değişkendir her gün farklı hissedebilir. Bir gün enerjik, pozitif, vücuduyla barışık ve “Güzel” hissederken; diğer gün düşük, halsiz ve “Çirkin” hissedebilirsin. MÜJDE!

Bu duyguları yaşayan yalnız sen değilsin. Herkesin böyle günleri olabiliyor. Böyle günlerde, kendimize savaş açarak öz-saygımızı yaralamak bize hiçbir şey kazandırmayacaktır. Hatta ömrümüzün biricik parçasından biri olan “Bugünümüzü” kendimize zehir etmemize de gerek yok.

Bunun yerine duygularımızın farkına varıp tüm farkındalığımızla o günü olduğu haliyle kabul edebilir ve kendimize, o konforlu hissetmediğimiz gün için izin verebiliriz. Mesela, kendimize “Tamam, bugünü “Kötü beden imajı günü” olarak ilan ediyorum. Bugünü böyle kabul edip kendime “güzel” hissettiğim günlerin de olduğunu hatırlatıp sahip olduklarım için şükredeceğim. Evet, kötü hissediyorum ama bu kötü hissettiğim günde bile bana kendim için bir şeyler yapma imkanı veren bedenim, bir teşekkürü hak etmiyor mu?

Ben onu beğenmiyorum ama o, bana kendimi daha iyi hissettirebilmem için aktiviteler yapabilme imkanını bile sunuyor. Yürüyüşe çıkma imkanı veren bacaklarım, kendime kahve yapma imkanı veren ellerim, hoş kokuyu içime çekmemi sağlayan burnum…”  Bunun gibi ve daha pek çok iç konuşma ile günümüzü nötrleştirmeye çalışabiliriz.

Beden Nötrlüğü, çoğu zaman BİLİNÇLİ FARKINDALIK (MINDFULLNESS) ile el ele yürür. Yani “Duygularını fark et “der.

“Bedenine hakettiği saygıyı duyduğunda, ona bakım yaptığında, onu beslediğinde, dinlendirdiğinde ve yeteri düzeyde hareket ettirdiğinde ne kadar iyi hissettiğini ve bedeninin sana nasıl dönüş yaptığına inanamayacaksın!” der.

Fark edeceğiniz gibi, beden tarafsızlığı, beden olumlamaya alternatif olarak doğmuş sonradan gelen bir kardeştir. Aralarında kıskançlık ve rekabet mi yoksa yoldaşlık ve işbirliği mi olması gerektiğini dilerseniz bir sonraki yazımızda tartışıp görelim…

KAYNAK: www.verywellmind.com 

(Dr.Kristen Fuller tarafından Dr.Carly Snyder ‘in Tıbbi Görüşleri alınarak yazılmıştır. 11 Haziran 2021 )

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.