Dermatologlara Göre En Sık Yapılan Güneş Kremi Yanlışları

Güneş kreminiz sizi gerçekten koruyor mu yoksa sadece sürdüğünüzü mü sanıyorsunuz? İki parmak kuralından ‘güneş teraslarına’, güzellik rutininizde ezber bozduracak 7 önemli kuralı mercek altına aldık.

Kabul edelim, kışın o kasvetli havasından sonra güneşin yüzünü göstermesi hepimize ilaç gibi geldi. Cildimiz canlansın, o meşhur “bahar ışıltısı” geri gelsin istiyoruz. Ama dürüst olalım; güneş kremi sürmek çoğumuz için hâlâ bir “angarya”. Ya o yapış yapış hissi sevmiyoruz ya da makyajın altında duruşunu beğenmiyoruz. Fakat durum şu: En pahalı serumlara yatırım yapsanız da, en iyi cilt bakım rutinini uygulasanız da, eğer güneş kremi adımında çuvallıyorsanız aslında yerinizde sayıyorsunuz demektir. Bahar güneşinin o tatlı, aldatıcı sıcaklığına kanıp cildinizi savunmasız bırakmayın. Güzellik dünyasında “keşke yapmasaydım” dememek için, güneş kremi kullanırken farkında olmadan yaptığınız o 7 hatayı mercek altına alıyoruz.

Hazırsanız, bu bahar cildinizi gerçekten korumanın yollarını konuşalım!

1. Bahar Güneşinin Masumiyetine İnanmak

Hava henüz terletecek kadar sıcak olmayabilir ama UVA ışınları takvim tanımaz. Yaşlanma belirtilerinden sorumlu olan bu ışınların yüzde 80’i, bulutların arkasından ve hatta ofisinizin camından süzülmeye devam eder. Bahar yürüyüşlerinizde veya sabah kahvenizi balkonda yudumlarken güneş kreminizi sürmeyi ihmal etmek, cildinizi savunmasız bırakmak demektir.

2. “İki Parmak Kuralı”nı Es Geçmek

Güneş kreminizi bir nemlendirici gibi çok ince bir tabaka halinde sürüyorsanız, maalesef kutunun üzerindeki o yüksek korumayı alamıyorsunuz. Güzellik dünyasının altın kuralı nettir: İki parmak kuralı. İşaret ve orta parmağınız boyunca uzanan iki şerit güneş kremi sadece yüzünüz içindir. Baharla birlikte açılan dekolte bölgeleriniz için ise ekstra bir parmak daha eklemeyi unutmayın!

3. Tazeleme Adımını “Zahmetli” Bulmak

Sabah evden çıkarken sürdüğünüz koruyucu, tüm gün süren bir zırh değildir. Hareketli bir bahar gününde cildin nefes alması, rüzgar veya farkında olmadan yüzümüze dokunmamız koruyucu tabakayı zayıflatır. Özellikle öğle saatlerine doğru kreminizi tazelemek, baharın tadını lekesiz bir ciltle çıkarmanın tek yoludur.

4. “Güneş Teraslarını” Unutmak

Yüzümüzde güneş ışığını tıpkı bir teras gibi en dik açıyla alan bölgeler vardır: Burun kemiği, elmacık kemikleri, kaşların hemen üzeri ve kulaklar… Cilt hasarının en sık görüldüğü bu hassas “terasları” güneş kremi sürerken genellikle pas geçiyoruz. Bu bahar bu noktaları es geçmeyin.

5. Fondötenin Korumasına Bel Bağlamak

Makyaj ürünlerindeki SPF genellikle bir “bonus”tur, tam bir koruma kalkanı değil. Bir fondötenden vaat ettiği korumayı alabilmeniz için yüzünüze kat kat ürün sürmeniz gerekir ki bu da o istediğimiz doğal bahar ışıltısını kapatır. Doğru sıralama: Önce bakım, sonra yüksek faktörlü güneş kremi ve en son makyaj!

6. Dudakları Savunmasız Bırakmak

Dudak derisi vücudumuzun en ince ve en hassas bölgelerinden biridir. Kendi yağ ve ter bezleri olmadığı için güneşin kurutucu ve yaşlandırıcı etkisine karşı tamamen korumasızdır. Sadece dudaklarınıza özel, SPF içerikli bir stick kullanmak; hem ince çizgileri önler hem de bahar rüzgarında dudaklarınızın nemli kalmasını sağlar.

7. Gün Sonunda Yetersiz Temizlik

Güneş kremleri, cildimizi korumak için gün boyu üzerinde bir film tabakası gibi kalır. Baharın gelişiyle artan sebum üretimi ve terle birleşen bu tabaka, akşam iyi temizlenmezse gözeneklerin tıkanmasına yol açabilir. Işıl ışıl bir bahar cildi için akşamları güneş kremini cildinizden nazik ama derinlemesine bir temizleyiciyle arındırdığınızdan emin olun.

Written By
More from Bilge Şahbaz
Gucci by Demna: Sessizliğin Ardından Gelen Gürültü
Gucci'nin yeni kreatif direktörü Demna, markaya tekrardan tartışmayı, provakosyonu ve teatral gösterişi...
Read More
Leave a comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir