Uzman Klinik Psikolog Naz Töz’e göre kız çocuklarının “büyümek isteme” hali, yaş almaktan çok görülme, onaylanma ve ciddiye alınma ihtiyacıyla ilişkili.

Bir kız çocuğu ilk ne zaman kendini bir başkasının gözünden görmeye başlar? Bir aynanın karşısında, bir fotoğraf karesinde ya da parmaklarının ucunda akan kısa bir videoda…
Uzman Klinik Psikolog Naz Töz’e göre bugün pek çok annenin zihninde dolaşan “Daha çocuk ama neden bu kadar hızlı büyümek istiyor?” sorusu, aslında çocuklardan çok dünyanın hızına işaret ediyor.
Naz Töz, meselenin kız çocuklarının büyümek istemesi değil; büyümenin günümüzde nasıl temsil edildiği olduğunu vurguluyor. Sosyal medya kız çocuklarına yüksek sesle değil ama ısrarla aynı mesajı veriyor: “Görünürsen varsın.” Rujlar, cilt bakım rutinleri, “ready with me” videoları ve giderek doğallıktan uzaklaşan güzellik imgeleri, çocukların dünyasına çok erken sızıyor. Töz’e göre bu imgeler, çocuklukla yetişkinlik arasındaki sınırları belirsizleştiriyor. Henüz ilkokul çağındaki birçok kız çocuğu, kadınlığa ait imgelerle beklenenden çok daha erken temas ediyor. İlk bakışta oyun gibi görünen bu temasın, çoğu zaman söze dökülemeyen daha derin bir ihtiyacın ifadesi olduğunu belirten Töz, kadınlığın giderek zamana yayılan bir süreç olmaktan çıkıp, hızla öğrenilmesi ve görünür kılınması gereken bir role dönüştüğüne dikkat çekiyor.


Anneler Neden Bu Kadar Zorlanıyor?
Bugünün anneleri çoğu zaman görünmez bir ipte yürür gibi hissediyor. Bir adım fazla yaklaşsa “fazla serbest”, bir adım geri çekilse “baskıcı” olmakla etiketleniyor. Naz Töz, annelerin bu ikilemde sıkışmasının çok anlaşılır olduğunu belirtiyor. Çünkü ne yapılırsa yapılsın, bir yerden eksik kalıyormuş hissi anneliğe kolayca eşlik ediyor. Oysa Töz’e göre mesele ne katı kurallar koymak ne de sınırsız bir özgürlük sunmak. Asıl mesele, çocuğun dünyasında olup bitenlere onun yanında kalarak tanıklık edebilmek. Onu aceleyle düzeltmeden, yönlendirmeden ama tamamen yalnız da bırakmadan…
Bugünün anneleri çoğu zaman görünmez bir ipte yürür gibi hissediyor. Bir adım fazla yaklaşsa “fazla serbest”, bir adım geri çekilse “baskıcı” olmakla etiketleniyor.
Peki, bu hassas denge nasıl kurulabilir?
Uzman Klinik Psikolog Naz Töz’den Anneler İçin Öneriler: Kız Çocukları Neden Erken Büyümek İstiyor?
- Yasaklamadan Önce Anlamaya Çalışın
Çocuğun yaşının ötesinde bir şey istemesi — makyaj yapmak ya da sosyal medyada görünür olmak gibi — çoğu zaman yanlış bir davranıştan değil, karşılanmamış bir duygusal ihtiyaçtan kaynaklanır.
“Bunu yapmak sana ne hissettiriyor?”
“Bunu istediğinde içinde hangi duygu canlanıyor?” Bu soruların amacı cevap almak değil; çocuğa şu duyguyu yaşatmak: “Hislerim görülüyor, duyuluyor ve ciddiye alınıyorum.”
- Nazikçe Eşlik Edin
Töz, yargılamadan ve aceleyle düzeltmeden kurulan bir iletişimin çocuk için koruyucu olduğunu vurguluyor. Merakla sorulan “Bu senin için ne ifade ediyor?” cümlesi, çocuğun savunmaya geçmesini değil; düşünmesini sağlıyor. Eşlik etmek, yönlendirmekten önce geliyor.
- Duyguları İsimlendirin
Çocuklar hissettiklerini kelimelere dökebildiklerinde, görünüşten önce kendi iç dünyalarıyla temas kurabiliyor. Duyguların adlandırılması, benliğin dağılmadan bütünleşebilmesi için en koruyucu ruhsal araçlardan biri.
- Sosyal Medyayı Yasaklamak Yerine Birlikte Bakın
Töz, sosyal medyanın çocuklar için bir rehber gibi çalıştığını söylüyor. Ancak tek başına izlenen bir rehber, yanlış yerlere götürebiliyor.
Birlikte bakmak;
- Gerçeklik algısını koruyor
- Eleştirel düşünmeyi destekliyor
- “Ben yalnız değilim” hissini güçlendiriyor
“Sence bu kız gerçekten hep böyle mi?”
“Bu görüntü sana ne hissettirdi?” Bu küçük sohbetler, çocuğun dış dünyaya karşı psikolojik filtresini güçlendiriyor.
- Kendi Beden Hikayenizi Paylaşın
Bir annenin kendi bedeniyle, yaşıyla ve görünümüyle kurduğu ilişkinin, çocuğun en derin yerden öğrendiği deneyim olduğunu belirten Naz Töz, kusursuzluk değil gerçeklik ve şefkat vurgusu yapıyor. Çocuklar söyleneni değil, hissedileni içselleştiriyor.
- “Büyümek İstiyorum” Dediğinde…
Naz Töz’e göre bu cümle çoğu zaman şunu anlatıyor:
“Ciddiye alınmak istiyorum.”
“Görülmek istiyorum.”
“Bir yere ait hissetmek istiyorum.”
Büyümek arzusu, çoğu zaman bağımsızlığa dair sağlıklı bir çağrı. Burada yapılması gereken, bu ihtiyacı yaşa uygun alanlarla karşılamak. Kız çocuklarının büyümesi bir varış noktası değil, yaşam boyu süren bir yolculuk. Ve hiçbir yolculuk aceleyle anlamlı olmuyor.Naz Töz’e göre bir çocuğu korumak için dünyayı durdurmak mümkün değil. Ama onunla kurulan bağ, dünyanın hızına karşı güçlü bir iç pusula olabiliyor. Bazen bir çocuğun en çok ihtiyaç duyduğu şey — ve büyümeyi aceleye getirmeyen tek şey — tam olarak böyle bir bağ.
