Hakkımızda
İletişim
Kalemler
Güzellik Yayında
  • Ana Sayfa
  • /Sağlıklı Yaşam
  • /Saç & Makyaj
  • /Kişisel Bakım
Güzellik Yayında
Ana SayfaCilt BakımıMakyajSaçBeslenmeSağlıklı YaşamModaPsikolojiAstroloji
HakkımızdaİletişimKalemler
HakkımızdaİletişimKalemler
Ana Sayfa
Sağlıklı Yaşam
Sağlıklı Yaşam
BeslenmeSporPsikoloji
Saç & Makyaj
Saç & Makyaj
MakyajSaç
Kişisel Bakım
Kişisel Bakım
Cilt BakımıEl & Ayak BakımıKendin Dene (DIY)

Bizi Takip Edin

GÜZELLİK YAYINDA 2026 COPYRIGHT © TÜM HAKLARI SAKLIDIR

KVKKGizlilikÇerezlerBülten Aboneliğinden Çık
YUKARI ÇIK
SONBAHAR SAYISI 2026

Stil, Yalnızca Gardıropta Değil, Kendimizle Kurduğumuz İlişkide Başlar…

30 Ekim 2026  ·  7 dk okuma

Stil, Yalnızca Gardıropta Değil, Kendimizle Kurduğumuz İlişkide Başlar…

İçindekiler

  1. Önce seni senden dinleyelim. Bu yolculuk nasıl başladı?
  2. Stil gerçekten gardıropta mı başlar, yoksa insanın kendisini tanımasıyla mı?
  3. Bir insanın kendi stilini bulduğunu nasıl anlarız?
  4. Bazen gardırobumuzu baştan yaratmak değil, yalnızca doğru bir fikre ihtiyaç duyarız. Senin de bu ihtiyaca yönelik Style Call adında bir hizmetin var. Nasıl çalışıyor?
  5. Peki, bir rengin bize yakıştığını nasıl anlarız?
  6. Üzerimizde doğru hissettiren bir renk, kendimize bakışımızı değiştirebilir mi?
  7. Moda bize sürekli neyin yeni, hangi rengin trend olduğunu söylüyor. Moda ile kendi stilimiz arasındaki sınır nerede?
  8. Gardırobumuzda mutlaka bulunması gerektiğini düşündüğün parçalar neler?
  9. Kendi klasikleriniz olmalı!
  10. Doğru alışverişin püf noktaları neler?
  11. Kurumsal şirketlere de eğitimler veriyorsun. Bu eğitimlerde neleri ele alıyorsun?
  12. Çalışmaların kişisel stil danışmanlığı ve kurumsal eğitimlerle sınırlı değil. Vitrin tasarımından home styling’e uzanan farklı alanlarda da çalışıyorsun. İlk bakışta birbirinden farklı görünen bu işlerin ortak noktası ne?

Bazı insanlar bir odaya girdiklerinde, henüz konuşmadan kendilerini ifade eder. Bazen bir renk, bazen bir duruş, bazen de yalnızca üzerimizde taşıdığımız bir tavırdır bunu sağlayan. Stil, kelimelerden önce gelen; kim olduğumuzu, nasıl hissettiğimizi ve dünyaya nasıl görünmek istediğimizi anlatan sessiz bir dildir.

Tülin Kermen bu dili okumakla kalmıyor, insanlara kendi hikâyelerini daha özgün, daha bilinçli ve daha güvenli anlatabilecekleri bir görsel dil kurmaları için rehberlik ediyor.

Onun için stil, modayı takip etmekten çok daha fazlası: Kendini tanımak, doğru renkleri keşfetmek ve giydiklerinin içinde kendin gibi hissedebilmek.

Peki, bize gerçekten yakışanı nasıl buluruz? Renkler görünümümüzü ve kendimizi algılayışımızı nasıl etkiler? Gardırobumuzu yenilemeden stilimizi değiştirmek mümkün mü? Tülin Kermen ile stilin yalnızca gardıropta değil, kendimizle kurduğumuz ilişkide başladığını konuştuk.

Stil danışmanı Tülin Kermen’e göre stil, modayı takip etmekten çok daha fazlası. Renklerden ve formlardan alışveriş alışkanlıklarına kadar uzanan bu yolculuk, insanın kendini tanımasıyla başlıyor. Kermen ile kişisel stilin nasıl keşfedileceğini, renklerin görünümümüz üzerindeki etkisini, doğru alışverişin ipuçlarını ve stilin hayatın farklı alanlarına nasıl yansıdığını konuştuk.

Önce seni senden dinleyelim. Bu yolculuk nasıl başladı?

Aslında Londra’da makyaj, New York’ta tiyatro oyunculuğu, Los Angeles’ta ise sinema ve televizyon eğitimi aldım. 30’lu yaşlarımın başında kendime, “En iyi yaptığım iş ne?” diye sorduğum bir dönemde arkadaşlarım, “Sen en iyi alışveriş yapıyorsun!” dediler. Beni sürekli alışverişe götürüyor, yurt dışında bile ne almaları ve ne giymeleri gerektiğini soruyorlardı. Ben de “Madem bu konuda bana bu kadar güveniyorsunuz, artık sizden bunun için para alayım,” diyerek işe başladım. Makyaj eğitimim sırasında renk kullanımını, altın oranı ve proporsiyonu öğrendim. Oyunculuk eğitimim bana bir role hazırlanırken kıyafetlerin önemini, gözlem yapmayı ve analiz etmeyi öğretti. Sinema eğitimim ise bütün bunların nasıl sunulabileceğini anlamamı sağladı. Yaklaşık 27 yıl önce birkaç arkadaşıma danışmanlık yaparak başladığım bu yolculuk, zamanla gelişti. New York’taki Fashion Institute of Technology’de (FIT) renk teorisi, stil danışmanlığı ve styling eğitimleri aldım. Hâlâ öğreniyorum, gelişiyorum ve yeni deneyimlerle şekilleniyorum. Sanırım kendimi en doğru böyle anlatabilirim.

Stil gerçekten gardıropta mı başlar, yoksa insanın kendisini tanımasıyla mı?

Stil, kişinin kendini tanımasıyla başlar ve sürekli devam eder. Çünkü stil, gelişen, değişen ve deneyime açık bir oyun alanıdır. Gardırobumuz da bu oyunu oynadığımız yerdir.

Bir insanın kendi stilini bulduğunu nasıl anlarız?

Giyim tek başına var olmaz; karakterle, tavırla ve duruşla anlam kazanır. Giyinmeyi yalnızca bir eylem olarak görürsek, kendimizi ifade etme fırsatını kaçırırız. Önemli olan yalnızca üzerimize bir şeyler geçirmek değil, giydiklerimizi kişiliğimizle bütünleştirebilmektir.

Bazen gardırobumuzu baştan yaratmak değil, yalnızca doğru bir fikre ihtiyaç duyarız. Senin de bu ihtiyaca yönelik Style Call adında bir hizmetin var. Nasıl çalışıyor?

Bazen insanın ihtiyacı kapsamlı bir stil danışmanlığı değil, aklındaki tek bir soruya doğru bir cevap bulmaktır. Örneğin bir ceket almışsınızdır, çok seviyorsunuzdur ama neyle kombinleyeceğinizi bilemiyorsunuzdur. Önemli bir toplantıya katılacaksınızdır ve profesyonel görünürken kendiniz gibi hissetmek istiyorsunuzdur. Bir davete hazırlanıyor ya da internette beğendiğiniz bir parçayı satın almadan önce gerçekten size uygun olup olmadığını anlamaya çalışıyorsunuzdur. Style Call, tam da bu tür somut ihtiyaçlara yönelik, kişiye özel ve odaklı bir stil danışmanlığı hizmeti.

Buradaki amacım yalnızca “Bunu giyin, şunu almayın,” demek değil. Bir parçanın neden işe yaradığını ya da neden istediğimiz etkiyi yaratmadığını; renk, form ve proporsiyon açısından nelere dikkat etmemiz gerektiğini de anlatıyorum. Böylece yalnızca o günkü sorunuza cevap bulmakla kalmıyor, sonraki seçimleriniz için de yeni bir bakış açısı kazanıyorsunuz.

Çünkü bazen küçücük bir dokunuş bütün görünümü değiştirebilir. Bir paça boyu, doğru bir ayakkabı, uygun bir renk ya da daha önce hiç düşünmediğiniz bir kombin…

Peki, bir rengin bize yakıştığını nasıl anlarız?

Doğru renk tonu sizi daha dinamik ve canlı gösterebilir. Kendinizi daha iyi hissetmenize ve görünümünüzün daha dengeli algılanmasına da katkıda bulunabilir.

Üzerimizde doğru hissettiren bir renk, kendimize bakışımızı değiştirebilir mi?

Kesinlikle. Bunu şöyle anlatayım: Parfüm sıkarız ve bir süre sonra kendi parfümümüzü duymayız bile, değil mi? Ama biri gelip “Ne güzel kokuyorsun!” dediğinde, bu tepki bize doğru parfümü kullandığımızı hatırlatır. Benzer şekilde, doğru rengi ve stili seçtiğimizi fark ettiğimizde, özellikle de olumlu geri bildirim aldığımızda kendimize olan güvenimiz artabilir.

Bir rengin size yakışıp yakışmadığını nasıl anlarsınız, biliyor musunuz? Bir renk giyersiniz ve aldığınız tepki “Ne güzel renk, çok yakışmış!” olur. Bu, karşınızdaki kişinin rengi beğendiğini gösterir. Oysa “Bugün ne kadar güzel görünüyorsun!” yorumu, bütün görünümünüzün uyumuna yönelik bir geri bildirimdir.
Unutmayın, hiçbir renk sizin önünüze geçmemeli. Renk sizi gölgede bırakmamalı; tam tersine, sizi desteklemeli.

Moda bize sürekli neyin yeni, hangi rengin trend olduğunu söylüyor. Moda ile kendi stilimiz arasındaki sınır nerede?

Stilimiz öncelikle psikolojik, ardından toplumsal ve sosyolojik etkenlerle şekillenir. Moda ve trendler de bu sürecin bir parçasıdır. Renkler açısından modanın bize sunduğu fırsat, farklı renkleri hayatımıza katmak ve yeni deneyimlere açık olmaktır. Moda, kendi stilimizi keşfetmek için bir araç olabilir. Ancak bütün seçimlerimizi trendlere göre yaparsak kendi stilimizi oluşturmak yerine moda kurbanı olabiliriz.

Gardırobumuzda mutlaka bulunması gerektiğini düşündüğün parçalar neler?

Kendi klasikleriniz olmalı!

Yıllardır herkese önerilen, genel geçer klasik parçalardan söz etmiyorum. Her insanın kendi klasikleri olmalı. Örneğin benim klasiğim hiçbir zaman stiletto ya da topuklu ayakkabı olmadı. Hayatım boyunca böyle bir ayakkabıya sahip olmadım. Benim klasiğim lastik ayakkabıdır ve ben de yatırımlarımı buna göre yaparım. Bence önemli olan, başkalarının olmazsa olmazlarını gardırobumuza doldurmak değil, bizim için gerçekten anlamlı olan parçaları keşfetmek.

Doğru alışverişin püf noktaları neler?

Önce kendinize şu soruyu sorun: “Bu sezon nasıl biri olmak istiyorum?”

Ardından gardırobunuzu gözden geçirin. En çok giydiğiniz parçaları çıkarıp bir araya getirin ve kendinize sorun: “Olmak istediğim kişi bunları giyer miydi?” Cevabınız evetse elinizdekilerle devam edin. Hayırsa olmak istediğiniz kişinin neler giyebileceğini düşünün, not alın ve araştırın. Belki de aradığınız parçaların bir kısmı zaten gardırobunuzdadır. Önce onlarla yeni kombinler oluşturmayı deneyin. İhtiyaç duyarsanız yalnızca bir veya iki tamamlayıcı parça alın.

Bir diğer önerim de yeni bir tarzı denemek için başlangıçta çok pahalı parçalar satın almamanız. Önce o tarzı deneyin, kendinizi içinde nasıl hissettiğinizi görün. Eğer gerçekten sevdiyseniz ve size iyi geldiğini düşünüyorsanız daha sonra istediğiniz markalardan alışveriş yapabilirsiniz.Çünkü satın aldığınız her parçayı ne sıklıkla kullanacağınızı düşünerek değerlendirmelisiniz.

Kurumsal şirketlere de eğitimler veriyorsun. Bu eğitimlerde neleri ele alıyorsun?

Perakende sektöründe eğitimler genellikle satış odaklı ilerliyor. Ben ise özellikle tekstil sektöründe görsel düzenleme ve satış alanlarında çalışan kişilere stil profili oluşturmayı, persona geliştirmeyi ve bu bilgiler doğrultusunda müşterilere doğru öneriler sunmayı öğretiyorum. Böylece markanın reklamlarında ve iletişiminde verdiği mesajlarla mağazadaki hizmet, ürün sunumu ve kombin önerileri arasında daha tutarlı bir ilişki kurulabiliyor. Uzun soluklu eğitimlerimiz, katılımcıların estetik bakış açılarını geliştirmelerini ve seçimlerini nedenleriyle açıklayabilmelerini amaçlıyor. Eğitimlerde zamansız ve farklı alanlarda uygulanabilir stil ilkelerini ele alıyoruz. Ayrıca eğitmenler de yetiştiriyorum. Böylece eğitimlerde edinilen bilgilerin uygulamalara aktarılması ve ortak bir dilin oluşması mümkün oluyor. Bu da sürecin devamlılığı açısından önemli.

Çalışmaların kişisel stil danışmanlığı ve kurumsal eğitimlerle sınırlı değil. Vitrin tasarımından home styling’e uzanan farklı alanlarda da çalışıyorsun. İlk bakışta birbirinden farklı görünen bu işlerin ortak noktası ne?

Aslında hepsinin çıkış noktası aynı: Bir bütünü oluşturan parçaları doğru seçmek ve onların birlikte aynı hikâyeyi anlatmasını sağlamak.

Bir insanı giydirirken renk, doku, form ve proporsiyonla çalışıyorum. Bir vitrinde ya da mekânda da yaptığım şey çok farklı değil. Bu kez kişinin karakteri yerine markanın veya mekânın karakterini anlamaya çalışıyorum. Neyi anlatmak istiyor, nasıl bir duygu yaratmak istiyor, kime sesleniyor? Ardından renkleri, objeleri, dokuları ve formları bu hikâyenin etrafında bir araya getiriyorum.

Vitrin tasarımında estetik kadar iletişim de önemli. Çünkü vitrin, markanın insanlarla kurduğu ilk temaslardan biri. Henüz mağazaya girmeden size bir şey söylemeli, merak uyandırmalı ve içeride karşılaşacağınız dünyanın ipuçlarını vermeli.

Dekorasyon ve home styling de ilgilendiğim alanlardan. Bir mekânın atmosferini bazen yalnızca mobilyaların yerini değiştirerek, bazen de doğru obje, aydınlatma veya küçük dokunuşlarla tamamen farklılaştırmak mümkün. Tıpkı giyimde olduğu gibi, çok güzel parçalar tek başlarına güzel bir bütün oluşturmayabilir.

Belki de bütün yaptığım işleri birleştiren şey bu: İster bir insan, ister bir vitrin, ister bir mekân olsun, önce karakterini anlamaya çalışıyorum. Sonra onu değiştirmek yerine, zaten sahip olduğu kimliği daha görünür hâle getiriyorum.

Paylaş:FacebookX / TwitterPinterestLinkedInWhatsAppFlipboard
Özlem Girgin
Yazan
Özlem Girgin
Tüm yazılar →
← Önceki YazıYeni sırdaşımız ne zamandır yapay zeka?

Son Yazılar

Yeni sırdaşımız ne zamandır yapay zeka?
SONBAHAR SAYISI 2026Yeni sırdaşımız ne zamandır yapay zeka?
Kaç arkadaşınız olduğu değil, kime telefon açabildiğiniz önemli
SONBAHAR SAYISI 2026Kaç arkadaşınız olduğu değil, kime telefon açabildiğiniz önemli
2026 Sonbaharına Damga Vuran 7 Güzellik Trendi
SONBAHAR SAYISI 20262026 Sonbaharına Damga Vuran 7 Güzellik Trendi
Meme Kanseri Tanısını Geciktiren 10 Yanlış İnanış
SONBAHAR SAYISI 2026Meme Kanseri Tanısını Geciktiren 10 Yanlış İnanış
Uzun ve Sağlıklı Yaşamın Anahtarı Kas Kütlesi Mi?
SONBAHAR SAYISI 2026Uzun ve Sağlıklı Yaşamın Anahtarı Kas Kütlesi Mi?

Bunları da okuyun

Yeni sırdaşımız ne zamandır yapay zeka?
SONBAHAR SAYISI 2026Yeni sırdaşımız ne zamandır yapay zeka?
Kaç arkadaşınız olduğu değil, kime telefon açabildiğiniz önemli
SONBAHAR SAYISI 2026Kaç arkadaşınız olduğu değil, kime telefon açabildiğiniz önemli
2026 Sonbaharına Damga Vuran 7 Güzellik Trendi
SONBAHAR SAYISI 20262026 Sonbaharına Damga Vuran 7 Güzellik Trendi
Meme Kanseri Tanısını Geciktiren 10 Yanlış İnanış
SONBAHAR SAYISI 2026Meme Kanseri Tanısını Geciktiren 10 Yanlış İnanış
Uzun ve Sağlıklı Yaşamın Anahtarı Kas Kütlesi Mi?
SONBAHAR SAYISI 2026Uzun ve Sağlıklı Yaşamın Anahtarı Kas Kütlesi Mi?
45+ Olmak: Eskiden Bir Yaştı, Şimdi Yeni Bir Hayat Dönemi
SONBAHAR SAYISI 202645+ Olmak: Eskiden Bir Yaştı, Şimdi Yeni Bir Hayat Dönemi