L’Oréal Professionnel Marka Müdürü Osman Yaman, kızılötesi ışık teknolojisiyle geliştirilen AirLight Pro’nun profesyonel saç dünyasında yarattığı paradigma değişimini, performans–sürdürülebilirlik dengesini ve markanın kuaförleri yalnızca ürünle değil teknolojiyle de destekleyen vizyonunu anlatıyor.
Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? L’Oréal Professionnel’deki yolculuğunuz ve profesyonel saç dünyasıyla olan bağınız nasıl şekillendi?
L’Oréal Professionnel AirLight Pro, saç kurutma anlayışını kökten değiştiren bir teknoloji olarak konumlanıyor. Bu inovasyonun çıkış noktası neydi?Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü’nden mezun oldum. Kariyerime GSK’da başladım; ardından JTI’da çalıştım. Kasım 2017’de Ürün Müdürü olarak L’Oréal ailesine katıldım. 2021–2022 yılları arasında Paris’te, Avrupa Bölgesi Proje Yöneticisi olarak görev aldım. Daha sonra İstanbul’a dönerek B2B E-ticaret Yöneticisi rolünü üstlendim. Aralık 2024 itibarıyla ise L’Oréal Professionnel’de Marka Müdürü olarak görev yapıyorum.

L’Oréal Professionnel AirLight Pro, saç kurutma anlayışını kökten değiştiren bir teknoloji olarak konumlanıyor. Bu inovasyonun çıkış noktası neydi?
L’Oréal Professionnel olarak 1909’dan bu yana öncü inovasyonlarımızla profesyonel sektörü her zaman ileriye taşımaktan ve saç profesyonellerinin en güvenilir ortağı olmaktan gurur duyuyoruz. Saç profesyonellerinin değişen ihtiyaçlarına uygun, performans ve sürdürülebilirliği aynı vizyonda buluşturan çözümler geliştirmek en temel önceliğimiz.

AirLight Pro’nun çıkış noktası da tam olarak bu vizyondu: Saç profesyonellerinin değişen ihtiyaçlarına yanıt veren, performans ve sürdürülebilirliği bir arada sunan bir kurutma deneyimi sunmak. Kızılötesi ışık teknolojisiyle geliştirilen yeni nesil saç kurutma makinesi AirLight Pro, tüm saç tiplerinde yüksek profesyonel performansı daha düşük enerji tüketimiyle sunarak salonların geleceğine bugünden yatırım yapıyor. AirLight Pro’nun, saç profesyonelleri için yalnızca bir cihaz değil; yaratıcılıklarını özgürleştiren, sürdürülebilir bir iş ortağı olacağına inanıyoruz.
Isı yerine kızılötesi ışık teknolojisinin tercih edilmesi, profesyonel saç bakımında nasıl bir paradigma değişimine işaret ediyor?
Bu yaklaşım, profesyonel dünyada çok temel bir dönüşüme işaret ediyor: “Daha fazla ısı = daha iyi sonuç” algısından, “daha akıllı enerji = daha sağlıklı performans” anlayışına geçiş. Kızılötesi ışık teknolojisi sayesinde enerji doğrudan su moleküllerine yönlendiriliyor; böylece buharlaşma süreci hızlanırken saç telinin gereksiz ısı stresine maruz kalması azaltılıyor. Kurutma anlayışı, hız odaklı bir teknik adım olmaktan çıkıp; saç sağlığını koruyan, uzun vadeli kaliteyi ve salon standardını yükselten bir profesyonel deneyime dönüştürüyor.
AirLight Pro’nun kuaförler için sunduğu en büyük avantajları performans, saç sağlığı ve salon temposu açısından nasıl değerlendirirsiniz?
Profesyoneller ile birlikte geliştirilen AirLight Pro, 17 kanatlı, yüksek hızlı, düşük gürültülü ve uzun ömürlü özel motoru, 6 tungsten-halojen ışık kaynağıyla desteklenen patentli kızılötesi ışık sistemi, hava akışını hassas biçimde yönlendiren yüksek tanımlı şekillendirme fön başlığı ve akıllı filtre sistemi ile salon standartlarını yeniden tanımlıyor. %16 daha hızlı kurutma performansı, salon temposunda doğrudan zaman kazancı sağlarken; saçın nemini koruyan ve ek hasar oluşturmayan kızılötesi teknolojisi saç sağlığını merkezine alıyor. 780 gramlık hafifliği ve ergonomik tasarımı ise profesyonellere zahmetsiz ve konforlu bir kullanım deneyimi sunuyor.
Geleneksel saç kurutma makineleriyle kıyaslandığında enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik açısından AirLight Pro’yu farklılaştıran unsurlar neler?
AirLight Pro, geleneksel konveksiyon ısı sistemlerine kıyasla %14 daha az enerji tüketimi sağlıyor. Bu, salonlar için yalnızca operasyonel bir tasarruf değil; karbon ayak izinin azaltılmasına doğrudan katkı anlamına geliyor. Bizim için gerçek inovasyon; profesyonel performansı artırırken, çevresel etkiyi azaltabilen çözümler üretmekle anlam kazanıyor. AirLight Pro, bu yaklaşımımızın en net karşılığı.



Dijitalleşme, profesyonel saç dünyasında her geçen gün daha fazla yer kaplıyor. Bluetooth bağlantısı, LCD ekran ve kişiselleştirilebilir modlar bu dönüşümün neresinde duruyor?
AirLight Pro ile dijitalleşmeyi profesyonel deneyimin merkezine taşıyoruz. Bluetooth bağlantısı, LCD ekranı ve mobil uygulaması sayesinde profesyoneller için gerçek bir dijital styling asistanına dönüşüyor. Önceden tanımlanmış profesyonel modlar, her saç tipi için kuaförlerin kendi imza ayarlarını oluşturmasına olanak tanıyor. RFID tabanlı otomatik aksesuar tanıma sistemi ise, kullanılan başlığa göre ayarları anında optimize ederek, her uygulamada maksimum performans ve güvenli kullanım sunuyor. Apple® ve Google® mağazalarından ücretsiz indirilebilen uygulaması, kullanım ve enerji tasarrufu takibi sunarak dijitalleşmeyi; bilinçli, sürdürülebilir ve ölçülebilir bir profesyonel deneyime dönüştürüyor.
L’Oréal Professionnel’i yalnızca bir ürün markası değil, profesyoneller için bir teknoloji ortağı olarak konumlandırıyorsunuz. Bu vizyonu biraz açabilir misiniz?
L’Oréal Professionnel, L’Oréal Grup’un kurucu markası olarak 116 yıldır kuaförler ve saç sanatçılarının gelişimine liderlik ediyor. Kapsayıcı, dönüştürücü ve sürdürülebilir bir güzellik anlayışıyla bilim ve teknolojinin ışığında güzelliği profesyonellerle birlikte şekillendiriyoruz. Ürün ve hizmetlerimizin merkezine teknolojiyi yerleştiriyoruz, değişen tüketici beklentilerine yanıt veren ürün ve servislerle profesyonellerin sanatını desteklemeyi ve daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Hem globalde, hem Türkiye’de en büyük önceliğimiz; kuaförlük ekosistemini güçlendirmek ve profesyonel güzellik alanında sürdürülebilir bir büyüme sağlamak.
Son olarak, AirLight Pro’nun Türkiye’de profesyonel salonlarla buluşmasıyla birlikte, L’Oréal Professionnel’in yakın dönem hedefleri neler?
Temel önceliğimiz, profesyonel güzelliği bilimin, teknolojinin ve yaratıcılığın gücüyle en yüksek potansiyeline taşımak. Bu doğrultuda; inovasyon odaklı ürün ve hizmetler geliştirerek hem online hem offline mecralarda tüketicilerin ihtiyaçlarına çözüm olurken, diğer yandan kuaförlerin sanatsal ve teknik yetkinliklerini ileriye taşıyan çözümler sunmayı sürdürüyoruz. Aynı zamanda, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık başlıklarında sektörün dönüşümüne öncülük ediyoruz.
