CORONA BAHANE, EVDE OLMAK ŞAHANE!

Malumunuz, aylardır dünyada artarak devam eden Corona salgınıyla yaşıyoruz. Komşularımıza, oradan da en sonunda kapımıza dayandı maalesef… Benzer durumdaki başka örneklere bakıldığında yapılabilecek en önemli şeyin “sosyal izolasyon” olduğunu, yakın temastan olabildiğince kaçınmak gerektiğini ve bilimum temizlik şartlarını artık hepimiz ezberledik sanıyorum. Ancak iş uygulamaya gelince ne yazık ki işler biraz zorlaşıyor… Bu süreçte daha sıklıkla evde olacağımıza ve o cânım galerileri gezemeyecek, tiyatro ve sinema salonlarını tıkım tıkış dolduramayacağımıza göre sizlere profesyonel bir ev kuşu olarak biraz tüyo vermeyi görev bildim ve evden çalışmanın, evde zaman geçirmenin aslında ne kadar keyifli olabileceğini, sıkılmadan ne kadar fazla şey yapabileceğinizi anlatmaya geldim.

1.Edebiyat her zaman ilk sırada gelir.

Evden çalışacaksanız ya da zamanın daha çoğunu evde geçirmeye yeni başlayacaksanız, özellikle İstanbul gibi bir metropolde yollarda ne kadar vakit geçirdiğimizi düşününce, bu elimize kalan sürede ne kadar fazla kitap okuyabileceğimizi hiç düşünmüş müydünüz? Şimdi sakince en sevdiğiniz köşenize oturun ve uzun zamandır okunmayı bekleyen kitaplarınızdan en merak ettiğinizle işe başlayın, edebiyat her zaman sizi kucaklayacaktır.

2. Evden kendinizi geliştirmeye ne dersiniz?

Eğer kendini geliştirmeyi, yeni şeyler öğrenmeyi seven biriyseniz internet sizin için muhteşem bir evren olabilir. Online kurslar alabileceğiniz mecraların çeşitliliği sizi eminim çok şaşırtacak ve herkes kendine göre muhakkak bir şeyler bulacak. Sizler için birkaç link de bırakıyorum; bazısının eğitimlere ücretsiz erişimi mümkün, bazısı ise ücretli.

 

3. Yabancı dilimizi mi geliştirsek?

Evde oturmanın en güzel tarafı, şüphesiz kendine zaman ayırmaktır ve bu küreselleşmiş dünyada yabancı dil hepimizin ihtiyacı haline gelmiş durumda. Hal-i hazırda iyi derecede bildiğiniz bir dil varsa, ikincisini, üçüncüsünü edinmek için ya da bildiğiniz bir dili daha iyi konuşmak için muhteşem bir fırsat var elinizde.

4. Dolaplar, kütüphaneler düzenlensin, ruhumuz temizlensin

Araştırmaların ne dediğini bilemem, fakat sizi temin ederim dolap, çekmece, kütüphane gibi zamanla dağılması olağan ev bölümlerini düzene sokmak bir nevî rehabilitasyon işlevi görüyor. Bilhassa dolap ve çekmece düzeltirken size yardımcı olabilecek Kon Mari metodunu biraz inceleyince, ne demek istediğimi daha iyi anlayabilirsiniz. Bu yöntemle dolabınızı düzeltirken, size iyi gelmeyen, az kullandığınız, kötü anılar barındıran tüm eşyalardan dolayısıyla da ruhunuza iyi gelmeyen yüklerden kurtuluyorsunuz. Kon Mariyle olmasa bile dolapları, çekmeceleri ayıklayın bakın ne kadar hafifleyecek ve bana hak vereceksiniz. Benim gibi kütüphanesi aylardır düzenlenmeyi, ayıklanmayı bekleyenler için de fırsat doğdu şimdi. Haydi hep beraber düzenlenmeye!

5. Müze gezemeyeceğiz sanıyorsunuz ama yanılıyorsunuz.

Dünyanın en büyük, en önemli müzelerini ev sıcaklığında gezebileceğimizi de bu dönemde öğrenmiş olduk. E her şerde varmış bir hayır görüyor musunuz? Elbette gidip yerinde görmenin tadını yadsıyamayız ama belki gittiğimizde dikkatimizden kaçabilecek detaylar ve alabildiğine bilgi alma lüksünü düşününce resmen hazine bulmuş gibi hissediyor insan. Hem hep demiyor muyuz “sanat iyileştirir” diye… Bağışıklığı güçlü tutarken, ruh sağlığımızı da koruyacağız böyle böyle.

 

6. Tiyatro salonuna gidemiyoruz belki ama…

Bundan birkaç sene önce, yaptığım bir araştırma sırasında fark ettiğim ve bir çoğunuzun farkında olmadığını tahmin ettiğim bir sırrımı sizinle paylaşacağım: YouTube’da envai çeşit tiyatro oyunu bulmak mümkün! Bilhassa tiyatro tarihimizin önemli isimlerinin hiç izleyemediğimiz ya da çocukluğunuzda ailenizle izleyip unuttuğunuz oyunları biraz nostalji duygusuyla izlemeyi istemez misiniz?

Sizler için bulduğum linki paylaşıyorum:

 

7. Podcast sever misiniz?

Radyo dinlemeyi unutmuş bir neslin parçası olarak, podcast yayınları bende radyo programı hissiyatı yaratıyor ve bunun yanında beraberinde başka şeylerle uğraşırken bir şeyler öğrenmek, bilgi edinmek ya da sohbete katılmak insana iyi geliyor. Evin içinde bir şeylerle uğraşırken podcast dinlemeyi deneyebilirsiniz, bilhassa yemek yaparken çok iyi gidiyor… Hepsini spotify’da bulmak mümkün.

  • Nilay Örnek – Nasıl Olunur?
  • İlk Sayfası
  • Kitap, Kaşık ve Diğer Gerekli Şeyler
  • Anlatsam Roman Olur
  • Radyo Tiyatrosu
  • 2 Hafta 1 Gün

 

8. İçimizdeki aşçıyla tanışmanın tam zamanı



Pek çoğumuz hızlı yemek yapmaya hatta hazırı tüketmeye çok alışmış durumdayız, her ne kadar son zamanlarda artan bilinçle hazır yemek yememeye özen göstersek de yine de hızlı olan hepimizin işine geliyor çünkü yemek yapmak için yeterli zaman yok! Ya şimdi? Evde hazır bol bol vaktimiz varken hep denemek isteyip de deneyemediğimiz o tarifleri denemek için, yenilerini keşfetmek ve hatta evde olanlardan uydurmak için daha güzel bir fırsat olabilir mi? Hem sağlıklı beslenip kendimize iyi bakacağız, hem de yemek yaparak stres atacağız… İnsan daha ne ister ki?

9. Klişe: Film izleyin!

Evet farkındayım, önerilerin belki de en klasiği ve en çok duyulanı bu… Ama bir önerim var. Bu süreçte kendinize bir film maratonu belirlemek istemez misiniz? Klasik filmler, Audrey Hepburn ya da Humphrey Bogart filmleri, Fransız filmleri, Star Wars serisi, Baba 1-2-3, Geleceğe Dönüş, Harry Potter hatta Evde Tek Başına serisi ya da Oscar ödüllü filmler maratonu… Bir veya birkaçını seçip, hem “ne izlesem” derdinden uzak hem de işin eğlenceli kısmın tatmak için güzel bir fikir olmaz mı sizce de? Sanırım ben en sevdiğimden başlayıp Star Wars serisini bir daha seyredeceğim.. 4-5-6,1-2-3 mü 1-2-3-4-5-6 olarak mı izlesem acaba?

Bonus: Bakım Saatleri!

Güzellik Yayında’nın güzel editörlerinin tüyolarından faydalanarak kendinize, cildinize zaman ayırabilirsiniz. Üstelik evde olduğunuz için vücudunuz daha fazla dinleneceği, daha az karbondioksite maruz kalacağı için, cildiniz de bundan olumlu etkilenecektir, siz de parıldayan cildinize baktıkça mutlu olacaksınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir