AYNI MESLEK, İKİ FARKLI GÖRÜŞ:

HALKA İLİŞKİLERİ ESRA SAYIN VE SELİN ŞENSES İLE KONUŞTUK

Yazar: Zeynep Sürenkok

Tanımı gereği gelişime, geliştirmeye açık bir iletişim yöntemi olan halkla ilişkiler 1800’lü yıllardan itibaren günümüze kadar uzanan, en güncel mesleklerden biri. Biz de bu mesleğin hem ajans gözüyle hem de kurumsal bir gözle değerlendirmek adına uzun zamandır sektörde olan iki değerli isimle buluştuk. Bu alanda kariyer yapmayı düşünen arkadaşlarımıza da bir ışık tutmak istedik ve Salt İletişim koordinatörü Esra Sayın ve Caudalie Halkla İlişkiler uzmanı Selin Şenses ile mini bir röportaj hazırladık.

Caudalie Halka İlişkiler Uzmanı Selin Şenses

1)Sizce kurumsal bir hayatta çalışmanın avantajları ve dezavantajları nedir?

Kurumsal hayatta çalışmanın birçok avantajı var. Öncelikle yapacağınız işin bir tanımı, görevlerinizin sınırı ve ulaşmanız gereken hedefler her zaman net ve anlaşılır oluyor. Buna ek olarak işin sunduğu imkanlar, çalışma konforu ve düzeni daha çok korunuyor diyebilirim. Dezavantajları ise çalıştığınız şirketin kurallarına ve düzenine bağlı kalmanız, bu kurallardaki esneklik payının az olması diyebilirim. Eğer özgürlüğünüze düşkün, daha esnek çalışma koşulları arayan biriyseniz kurumsal hayatın sınırları sizin için uygun olmayabilir.

2)Kariyer basamaklarınızda kurumsal hayattan ajans hayatına geçmeyi düşünür müsünüz?

Ajanstan kurumsala geçtiğim için aradaki tempoyu ve farklılıkları şimdi çok daha iyi anlayabiliyorum. Ben kuralcı ve düzen arayan biri olarak kurumsal hayatı kendime daha uygun buluyorum. Bu yüzden ajans tarafından yoğun tempo, esnek çalışma saatleri benim çalışma tarzıma şu an için çok uymuyor.  

3)Yabancı bir firmada çalışıyorsunuz, Türkiye ve yurtdışındaki iletişim sektörü işleyişini nasıl değerlendirirsiniz?

Artık dijital bir çağda yaşadığımız için hepimizin dünyaları birbirine daha da yakın hale geliyor. Bu yüzden tüm ülkelerde projelerin işleyişleri, tüketiciyle konuşulan araçlar ve kullanılan yöntemlerde aynı adımlar takip ediliyor. Sosyal medyanın liderliğini online ve basılı yayınlar takip ediyor, eğer daha genç bir kitleyi hedef alıyorsanız radyo ve televizyon iletişim kanalları olarak öncelik olmaktan çıktı. Hedef kitlenize göre kendi ülkenizin popülasyonunu göz önüne alarak en doğru mecrayı kullanmalı ve tüketicinizle aynı dili konuşmalısınız.

4)Kurumsal hayata girmek isteyenlere vereceğiniz tavsiyeler nedir? İlk olarak nasıl bir adım atılmalı?

Benim kişisel önerim kesinlikle tecrübe edinmek, mezun olmadan yapabileceğiniz kadar çok staj yapmak. Hayalinizdeki iş olmasa bile herhangi bir iş kolunda kazandığınız deneyim size bir gün artı olarak geri dönecektir. Bu yüzden iş ya da staj ararken aralığınızı olabildiğince geniş tutun, kazanabildiğiniz kadar deneyim kazanın. Buradaki iş tecrübeniz hiç beklemediğiniz bir anda size yeni bir kapı açabilir. Tek bir işe ya da fikre sabit kalmak sizi köreltebilir, yeni şeyler denemekten çekinmeyin.

 Salt İletişim Grup koordinatörü Esra Sayın

1)İletişim alanına girerken aldığınız kararlar nasıl oluştu, bu kararları almanızda neler etkili oldu?

Üniversitede İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümünde okumaya başladığım an itibariyle, iletişimi “teknik” olarak da öğrenmeye başladım. Birinci sınıfta dergicilik dünyasına stajyer olarak girince, tabr-i caizce “alaylı” olmanın da önemini kavradım. Bu iki kavram beni iletişim dünyasına dahil etti. Aynı zamanda iletişimin farklı dallarına da dahil oldum. Ardından halkla ilişkiler kurumsal bir alanda yol arkadaşım oldu. Son olarak da 13 yıldır ajans tarafında iletişimin belki de en yoğun ve keyifli tarafını yaşamaya başladım. 

İletişim; dalları çoğaldıkça köklenen ve meyve veren bir ağaç gibi. Hayatın her alanında var olan iletişim, içine profesyonel bakış açısı dahil edince, çok daha keyifli, dinamik ve yoğun oluyor. İşte bu çeşitlilik ve ilerlediğim yol, aldığım her kararda etkili oldu. 

2)Kariyerinizin başındayken en zorlandığınız konu ne olmuştu?

Pazarlama iletişimi kökenli bir ajansta çalışmak, geçmiş tecrübelerinizle, yeni öğrendiklerinizi harmanlamaya imkan tanıyor.  13 yıl önce en zorlandığım konu, dergicilik hayatından ajans hayatına geçerken olmuştu. Bu iki taraf her ne kadar birbirinden beslenen taraflar olsa da, dinamikleri farklı. Kapıdan geçip diğer tarafa dahil olmak ilk başta zordu, algılanması gereken bir süreçti, ama güzel tecrübeler bıraktı. 

3)Pandemi süreciyle birlikte iletişim sektörünün nasıl etkilendiğini düşünüyorsunuz?

İnanılmaz tecrübeler kazandık. Evet çok çabaladık, yorulduk, zorlandık ama iletişim yeni bir döneme girdi ve bizler de buna şahit olduk. Gerek iş hayatımızda gerekse kişisel hayatlarımızda, herkes kendini yeniledi, deneyim kazandı, farkındalıklarımız daha da açıldı. X, Y ve Z kuşakları bu dönemde, birbirlerini daha hızlı tanıma şansı yakaladı. Birbirinden beslenen bu farklı kuşaklar, doğru yönetildiğinde, iletişim sektörüne de doğru kazançlar sağladı. 

4)Önceden olan editoryel bir geçmişiniz var, bir editör koltuğundan bir PR koltuğuna geçişe sizi yönelten ne oldu ve bu süreçte sizi en çok ne zorladı?

İki tarafı da deneyimlemiş biri olarak, ajans koltuğuna geçişimi, kendini geliştirmek isteyen biri olmanın getirdiği bir dürtü olarak söyleyebilirim. Diğer taraftan, birbirinden kopuk değiller, hatta çok iç içeler. Hala bir yerlerde kalemimi oynatmayı seviyorum, çünkü dergicilik gönül bağı olan bir heyecan. İlk etapta dergicilik, ikinci etapta kurumsal dinamikler, üçüncü etapta ise ajans tarafı ve dijital dünya… bunların hepsi birbirini bütünleyen parçalar. 

5)Ajansta bir kariyer şekillendirmek isteyen arkadaşlarımıza neler tavsiye edersiniz?

Kendini geliştirmek, dinamiklere dahil olabilmek, zamanın kıymetini bilmek, keyif alabilmek ve güzel işlere imza atmanın hazzını yaşayabilmek çok önemli. Ne yapmak istediğinizi doğru analiz etmelisiniz. Holistik bakış açısına sahip olmak belki de işin özü. Eğer kişisel yapınız da buna müsaitse, her türlü kariyer gelir. Önemli olan kariyeri amaç değil araç olarak görebilmek çünkü, keyif almadığınız bir iş, sizi zaten bir yere kadar götürebilir. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir